Dünyada yapılan araştırmalarda, okul çağındaki her 100 çocuktan en az 5′inde migren görülüyor. Bu. gerçekten ciddiye alınması gereken bir oran… Çocukluk döneminde yaşanan migrene tam konulması, zor, Çünkü erişkinlerinkinden farklı bulgularla seyreden bir tablo görülüyor. Baş ağrısı olmaksızın sadece tekrarlayan kusma, baş dönmesi, karın ağrısı, sesten ve ışıktan uzaklaşma isteğiyle ortaya çıkabiliyor. Baş ağrısı olsa bile. çocuk bu ağrıyı tam an ta ta maya biliyor.
Çocuğunuz, birden kotülesıp kusmayla birlikte rahatlıyorsa ya da kötü tablonun ertesi günü hiçbir şey olmamış gibi iyileşiyorsa, durup düşünmenizde yarar var. Bu şikayetler, yılda birkaç kereden fazla tekrarlıyorsa, doktorunuzu migren konusunda uyarın ya da imkanınız varsa, çocuk nörologuna gidin. Çünkü kusma, karın ağrısı, baş dönmesi gibi şikayetler, başka tanının konulmasına neden olabiliyor, ilköğretim çağındaki çocuklar ise, baş ağrılarının olduğunu daha kolay ifade edebiliyor. Ama çocukluk çağı migreni, yeni doğmuş çocuklarda da görülüyor.
Ailede migrenli biri varsa, çocuğun migrene yatkınlığı o kadar fazla oluyor. Ama migrenin genetik olarak geçen bir hastalık olmadığını unutmayın. Erişkin çağı migreni ile çocukluk çağı migreni, farklı olduğu için birbirine karıştırılabiliyor. Bazı çocuklar zaman zaman baş ağrısından şikayet eder. Aileler ise. çocuğun dersten kaçmak için baş ağrısını bahane ettiğini zanneder Baş ağrısı tuzağına, ben de zaman zaman düştüğüme inanırım. Nehir’in istemediği durumdan kurtulmak için başının ağrıdığını söylediğini düşünürüm. Artık kızımın şikayetlerinin bahane mi. gerçek mi olduğunu anlayabilirim, Siz de durumun ciddi mı. rol mü olduğunu ayırabilirsiniz. Çocuklar kendini kötü hissettiğini söylediğinde sevdiği şeyleri yemiyor, oyun oynamıyor, televizyon seyretmiyorsa, migren atağından şüphelenin. Rol yapan çocuk, sevdiği şeylere hayır” demez. Bazı migrenli çocuklarda, dondurmanın migreni tetiklediğini de öğrendim. Soğuğun, tetikleyi-ci özelliği varmış. Ayrıca çikolata, sosis, katkı maddesi nitrat olan yiyecekler de, migreni tetikliyor.
SİSTEM DÜZENLENİYOR
Çocukluk çağı migreninde teşhis, çoğunlukla MR. EEG gibi yöntemlerle başka hastalıkların ekarte edilmesi ve öykünün iyi alınmasıyla konuluyor, Teşhisten sonra tedavi aşaması, çok Önemli.. Basit ağrı kesiciler veya ağrı sıklığını azaltıcı ilaçlar kullanılabildiği gibi. özellikle çocukluk çağı migrenlerinde nöral terapiyle çok iyi sonuçlar alınıyor.
“Nöral terapi ne?” diye soracak olursanız, geçmişi 80 yıl öncesine dayanıyor. 1920 li yıllarda Huneke so-yadında ıkı Alman doktorun lokal anesteziyle uyguladığı nöral terapi, bugün Avrupa’da tüm ağrı tedavi merkezlerinde en sık uygulanan tedavi metotlarının başında geliyor. Nöral terapi, sinir sistemindeki hasan düzeltiyor.
insan ne yapıyorsa, başıyla yapıyor. Baş sağlıklı oL-mayınca. gerisinin hiçbir önemi yok Bu gerçeği, başım ağrıdığında bir kez daha anladım. Eğer ailenizde migren hastası varsa, çocuklarınızı daha iyi gözlemleyin. Çocuk, sadece dersten kaçmak için bu eziyeti çekmez.













