Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülin Günşen İçli tarafından yapılan, ‘Sokakta Yaşayan, Suç İşleyen ve Suça Maruz Kalan Çocuklar: Ankara ve İstanbul Örneği, Çözümler ve Öneriler’ araştırmasına göre, çocukları suç işlemeye yönlendiren etkenlerin başında arkadaş çevresi ve televizyon geliyor.
Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülin Günşen İçli’nin, ikili ilişkilerin etkilerini de değerlendirdiği araştırmada, ‘çocukların ebeveynlerin eğitim durumu ile suç türleri arasında önemli bir ilişki bulunduğu sonucuna varıldı. İçli’nin araştırmasına göre, okur-yazar olmayan annelerin çocukları kaçakçılık ve narkotik suçları beklenenden daha çok işliyor. Üniversite mezunu babaların çocukları gasp, dolandırıcılık, yankesicilik, kapkaç suçlarından uzak duruyor. Ortaokul mezunu babaların çocukları ise sövme, devlet memuruna hakaret gibi suçlara daha yatkın bulunuyor. Araştırma kapsamında görüşülen bin 526 çocuktan yüzde 52’si geceyi dışarda geçirdiğini söylüyor. Bunların yüzde 39′u ‘eve gitmek istemedikleri’ni ifade ediyor. Gruptakilerin yüzde 27’si ailede dövme, yaralama, hakaret, küfür şeklinde şiddete maruz kaldığını dile getirirken, yüzde 48,4′ü aile içi şiddetin sadece kendisine karşı uygulandığını anlatıyor. Çocuklardan yüzde 37,2’sinin ilk işlediği suç ‘gasp, dolandırıcılık, yankesicilik ve kapkaç’, yüzde 15,4′ünün ‘adam öldürme, yaralama, darp’, yüzde 9,4′ünün ise hırsızlık.
Çocukların yüzde 27,4′ü ilk suçunu ‘para için’ işlediğini ifade ediyor. Yüzde 39,7’si suç işleme fikrini ‘çevresi’, ‘arkadaşları’ ve ‘televizyondan’ edindiğini söyledi. Araştırma sonuçlarına göre, çocukların yüzde 15,6’sının ailesi işledikleri suça hak veriyor. Yüzde 13,8′inin ailesi ise çocuklarının suçlarına kayıtsız kalıyor. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 87’si okulu sevdiğini belirtirken, yüzde 41,9′u okula gitmediklerini ifade ediyor. Çocukların, okula gitmeme gerekçeleri arasında ‘kendim istemiyorum’, ‘ailem izin vermiyor’, ‘ekonomik sebepler’ yer alıyor.
Daha sıkı denetim getirilmeli
Araştırmanın, ‘Çözümler ve Öneriler’ bölümünde çocukların önemli bir kısmının durumlarından ailelerini ve arkadaşlarını sorumlu tuttuğunu belirten İçli, ailelerin eğitilmelerinin önemine dikkati çekti. İçli, risk altındaki çocukların okul dışı boş zamanlarını değerlendirmelerinde, Gençlik ve Spor müdürlüklerine bağlı ‘Gençlik Merkezleri’nin yaygınlaştırılması ve daha fazla sayıda çocuğa ulaşılmasının hedeflenmesi gerektiğini kaydetti. İçli, televizyonlarda madde kullanımını, suç işlemeyi özendirici, çocuğun sağlıklı gelişimine zarar verici programların daha sıkı denetimden geçirilmesi gerektiğini anlatarak, çocukları bilgilendirici ve gelişimlerini destekleyici yayınlar hazırlanmasının önemine değindi. Zaman.com


