<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye'nin Yaşam Sağlık Estetik Portalı</title>
	<atom:link href="http://www.yasamsaglik.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasamsaglik.org</link>
	<description></description>
	<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 15:38:58 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Polikistik Over Sendromu</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/polikistik-over-sendromu.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/polikistik-over-sendromu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 15:38:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[babyss polikistik over sendromu]]></category>

		<category><![CDATA[polikistik over sendromu belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[polikistik over sendromu saç]]></category>

		<category><![CDATA[polikistik over sendromu tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=835</guid>
		<description><![CDATA[
Bu sayıdaki yazımda yine kadın adet döngüsünü ve doğurganlığını yakından etkileyen başka bir durum olan Polıkısttk Över Sendromu&#8217;ndan (PCOS) bahsedeceğim.
PCOS&#8217;u bir hastalıktan ziyade bir &#8216;durum&#8217; olarak nitelendirmekte fayda var. Nasıl kımı insanın gözü mavi kimininki siyah oluyorsa, aynı şekilde kimi kadının yumurtlama düzeni normalken, kimi PCOS&#8217;lu olabiliyor.
Polikislik Över Sendromu olan kadınlar hastalığın adını duyduklarında paniğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img246.imageshack.us/img246/1645/polikistikoversendromu.jpg" alt="" /></p>
<p>Bu sayıdaki yazımda yine kadın adet döngüsünü ve doğurganlığını yakından etkileyen başka bir durum olan Polıkısttk Över Sendromu&#8217;ndan (PCOS) bahsedeceğim.<br />
PCOS&#8217;u bir hastalıktan ziyade bir &#8216;durum&#8217; olarak nitelendirmekte fayda var. Nasıl kımı insanın gözü mavi kimininki siyah oluyorsa, aynı şekilde kimi kadının yumurtlama düzeni normalken, kimi PCOS&#8217;lu olabiliyor.</p>
<p>Polikislik Över Sendromu olan kadınlar hastalığın adını duyduklarında paniğe kapılırlar ancak aslında hastalığın adında geçtiği gibi bir kist oluşumu mevcut değildir. Yumurtalıklar her ay düzenli olarak 800-900 bin yumurta arasından olgunlaştıracağı yumurtayı seçer ve seçilen yumurta büyümeye başlar, PCOS&#8217;ta ise bu düzen bozulur ve seçim yapamaz. Bu durum ultrasonla bakıldığında inci gibi dizilmiş kesecikler şeklinde gözlemlenir. Aslında bu yapılar kist değil, yumurta kesecikleri yani foliküllerdir.</p>
<p>PCOS rahatsızlığı olan kadınların hepsinde aynı belirtiler görülmese de, rahatsızlığın en bariz göstergesi adet düzensizliğidir, Düzensiz yumurtlama, kadındaki erkeklik hormonlarının daha fazla salgılanmasına sebep olur. Erkeklik hormonunun fazlalığı, deride yağlanma yapar, yağlanmayla birlikte akne oluşumu başlar, vücutta erkek tipi tüylenme görülür. Bu tüylenme dudakların ust kısmında, yanaklarda, göğsün ortasında, çevresinde ve kamın alt kısmı ile bacakların diz üstü kısımlarında oluşur. Ancak tüylenme Asyalı kadınlarda daha az görülür. PCOS görülen kadınların ortak özelliklerinden bin de fazla kilolarıdır. </p>
<p>Bunun temel sebeplerinden biri PCOS&#8217;lu hastalardaki insülin direncinin artmasıdır, insülinin asıl görevi kandaki şekeri enerjiye çevirmektir, PCOS&#8217;lu kadınlarda insülin direnci oluştuğu için bu şeker enerjiye çevrilmekte zorlanır ve yakılamayan şeker vücutta, özellikle bel çevresinde yağlanma şeklinde birikmeye başlar. PCOS&#8217;lu kadınlardaki simit şeklindeki göbek oluşumunun sebebi budur.</p>
<p>çocuk sahibi olmaya karar vermiş bir çiftin karşısına engel olarak çıkabilecek sebeplerden biri de olabilmekte PCOS. Adet düzensizliği sebebiyle yumurtlamamın aksaması kadının gebe kalmasını engelleyebilmektedir. Ancak basit tedavi seçenekleri ile bunun üstesinden gelmek mümkündür. Düzensiî adetler ilaç tedavtsi ve destek tedaviler sayesinde düzene sokularak gebeliğe uygun bir zemin hazırlanabilmektedir. Pek çok hasta basit bir ilaç tedavisi ile gebe kalabileceği gibi gerekli durumlarda uygun tüp bebek tedavilerinden de yararlanabilmektedir. Ancak bazen yanlış bilgilendirilen çiftler bu basit tedavi süreçlerini atlayarak ilk adım olarak Tüp bebek tedavisine yönlendirilmekte. Bu yüzden uzman bir hekim aracılığıyla hastalığın tedavisi şart.</p>
<p>Peki PCOS tedavi edilmezse neler olabilir?</p>
<p>Zamanında teşhisi konmamış ve tedaviye başlanmamış bir PCOS vakası rahim kanseri riski artmış bir vaka olarak karşımıza çıkabilmektedir PCOS&#8217;lu kadında anovulasyon yani yumurtıayamama durumu söz konusudur. Kadındaki progesteron hormonu üretimi olmamakta ve östrojen hormonu tek başına salgılanmaktadır. Bu durum çok uzun süreli devam ederse rahim kanseri gelişme riski ortaya çıkar. Çünkü çatlayan yumurtanın salgıladığı progestercnun rahmi koruyucu etkisinden mahrum kalınmaktadır.</p>
<p>PCOS tedavisinde yöntem, haslarım çocuk beklentisinin olup olmamasına göre şekil almaktadır. Çocuk düşünmeyen kadınlarda doğum kontrol hapı desteğiyle kolayca tedavi yapılmakta ve. vücuttaki hormon düzeni ideal halini alabilmektedir Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda ise. insülin direncinin düşürülerek yumurtlamanın oluşmasına zemin hazırlanmaktadır. Çoğu kez haplarla yumurtlama sağlanarak çocuk sahibi olmaları sağlanabilmektedir. Hapiann yeterli olmadığı noktada ise iğnelerle yumurtlatma işlemi gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Eğer iğne yönteminden de yanıt alınmazsa bu hastalarda aşılama ya da tüp bebek tedavisine geçilebilir.</p>
<p>Sevgili okurlar, Bir dahaki yazımda yine kadın adet döngüsünü ve doğurganlığını etkileyen başka bir rahatsızlık olan Endometriozis&#8217; yani halk arasında bilinen adıyla Çikolata Kıstı&#8217;nden bahsedeceğim.</p>
<p>Unutmayın: HEKİMİNİZ SİZİN EN YAKIN DOSTUNUZ, EN UFAK SIKINTINIZDA &#8220;O&#8221; NU ARAMAKTAN KAÇINMAYIN&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/polikistik-over-sendromu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2009 da bunları çok sevdik</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/2009-da-bunlari-cok-sevdik.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/2009-da-bunlari-cok-sevdik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 16:17:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=833</guid>
		<description><![CDATA[
• Türkiye&#8217;de ölümler bile dönem dönem oluyor. N&#8217;oldu da, Tuzla tersanelerinde ölümler birdenbire durdu, önlem alan işverenleri!..
• idil Bireri&#8230;
• HRS Magazine; edinin, bulun, abone olun, okuyun, okutun. Gönül ister ki, HRS Kadın Hastanesinin çıkarttığı bu özel derginin hepsini ben alayım, gizlice kapınıza bırakayım, zillere basıp kaçayım. Emeği geçenleri&#8230;
• Bir burun kanaması deyip geçmeyin, hemen hastaneye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img52.imageshack.us/img52/4787/2009unc3b6nemliolaylarc.jpg" alt="2009 olayları" /></p>
<p>• Türkiye&#8217;de ölümler bile dönem dönem oluyor. N&#8217;oldu da, Tuzla tersanelerinde ölümler birdenbire durdu, önlem alan işverenleri!..</p>
<p>• idil Bireri&#8230;</p>
<p>• HRS Magazine; edinin, bulun, abone olun, okuyun, okutun. Gönül ister ki, HRS Kadın Hastanesinin çıkarttığı bu özel derginin hepsini ben alayım, gizlice kapınıza bırakayım, zillere basıp kaçayım. Emeği geçenleri&#8230;</p>
<p>• Bir burun kanaması deyip geçmeyin, hemen hastaneye gidin. Aşın sıcaklarda beyin kanamaları candan can alıyor. Sağlık görevlilerini&#8230;</p>
<p>• Edirne Büyükdöllük köyünde çiftçi Enver Bozdoğan&#8217;ın 80 dönümlük tarlasını bir gecede biçen hırsızlar tam 40 ton buğdayı götürmüşler. Değen 20 bin liraymış, tarla yerinde duruyormuş Eskişehir&#8217;in Memik köyünde kimliği belirsiz iki kişi, çoban Şenol K yı bıçaklayarak hayvanlarını çalmaya kalkışıyor ama başaramıyorlar. Şenol K. hastanede, hayvanlar ise meradalarmış. Şehirlerdeki işçi memur evlerinden ümidi kesen hırsızlar artık kırsala çıkmışlar. İşçi memurun zaten boş olan cüzdanları artık yerli yerinde duruyormuş Dolaylı yöntem geliştiren hükümeti&#8230;</p>
<p>• iç huzuru bozulmuş insanlar, lalım hepinize&#8230; Seyretmeyin, kendinize müdahale edin. Spor salonlarına gidin, yoga yapın. Psikolojinize yatınm yapın. Kendisini sevenleri&#8230;</p>
<p>• Fırsat yaratabilirseniz Eylül ayında, aşkın ikametgahlarından Cadiz&#8217;e gidin. İspanya&#8217;nın bu ılık rüzgarlı güzel şehrinde Endülüs dalgalarıyla raks edin Bana edeceğiniz duaları</p>
<p>• Kültür sanat etkinliklerine sonuna dek destek verin, köstek vermek isteyenler takvimi takip edip, orayı burayı basıp duruyorlar. İnadına kültür, inadına sanat&#8230;</p>
<p>• Sonunda medya kendi İçinden de bir &#8220;medya maymunu&#8221; çıkardı. Tercihini bu canlı türünden yana kullanan Ayşe Arman&#8217;ıL</p>
<p>• Eda Taşpınar&#8217;ın ulusal ıkoncan ilan edilmesi birçok kızımızı etkilemiş. Bodrum ikoncancık dolmuş</p>
<p>• Müjdat Gezen nihayet Ankara&#8217;ya da el attı. Hangi branş olursa olsun çocuğunuzu Panora Alış Veriş Merkezı&#8217;ndekı Müjdat Gezen Sanat Merkezi&#8217;ne gönderin hiçbir şey almasa, vizyon alır. Sahne tozunu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/2009-da-bunlari-cok-sevdik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anestezi Uygulaması</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/anestezi-uygulamasi.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/anestezi-uygulamasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 14:45:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Anestezi uzmanı]]></category>

		<category><![CDATA[anestezi uzmanı hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[anestezik ilaçlar]]></category>

		<category><![CDATA[genel anestezi]]></category>

		<category><![CDATA[lokal anestezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=830</guid>
		<description><![CDATA[
Anestezi Hastaya Güvenli Ellerde Uygulanmalı
Bir ameliyat kararı verirken çoğu kez ilk endişe duyulan şey anestezidir. Çeşitli nedenlerle ameliyat olmak isteyen insanlar bu korkuları nedeniyle ameliyat olmaktan bile vazgeçebilmektedir. Özellikle vakit geçirmeden olunması gereken ameliyatların geciktirilmesi, sebep olan hastalığın tedavisini imkansız hale getiriyor ve erken ölümlere, sakatlıklara sebep olabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img69.imageshack.us/img69/1316/anestezi.jpg" alt="anestezi" /></p>
<p><strong>Anestezi Hastaya Güvenli Ellerde Uygulanmalı</strong></p>
<p>Bir ameliyat kararı verirken çoğu kez ilk endişe duyulan şey anestezidir. Çeşitli nedenlerle ameliyat olmak isteyen insanlar bu korkuları nedeniyle ameliyat olmaktan bile vazgeçebilmektedir. Özellikle vakit geçirmeden olunması gereken ameliyatların geciktirilmesi, sebep olan hastalığın tedavisini imkansız hale getiriyor ve erken ölümlere, sakatlıklara sebep olabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof Dr Bora Ay kaç, bu korkuyla ilgili olarak.</p>
<p>&#8220;Bugün modern anestezi bilimi günümüzün teknolojik imkanları sayesinde son derece güvenli ameliyat imkanını vermektedir. Halkın bilgilendirilerek yersiz ve abartılmış anestezi ve ameliyat korkularından arındırılmaları gerekir&#8221; diyor. Dr. Aykaç, insanların gözünü kokutan anestezi, yoğun bakım ve reanimasyonu &#8220;Bu üç kelime genelde &#8216;Derin uyku ile ölüm arası bir yaşam anını&#8217; akla getirmektedir&#8221; diyerek şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bu üç kelime hizmet olarak birbirini tamamlayan kavramlardır. Bu nedenle temel olarak &#8216;Anesteziyoloji ve Reanimasyon&#8217; uzmanlık dalının hizmet alanı içinde kalırlar. Anestezi&#8217; kelimesinin yalın anlamı, duygusuzluk, hissizlik durumunu ifade eder. Başta ameliyat olmak üzere her türlü tıbbi uygulamanın korkusuzca, acı ve ağrı duymaksızın uygulanmasını sağlamakla birlikte; bu girişimler sırasında hastanın değişen veya bozulan fizyolojik ve biyokimyasal dengesini korumak amacıyla kullanılan yöntemleri ifade eder. Bu yöntemleri inceleyen, geliştiren ve uygulayan bilime de Anesteziyoloji denir.</p>
<p>Anestezi genel anestezi ve lokal anestezi olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Lokal anestezi, vücudun yüzeysel bölgelerinde veya kol bacak kısımlarında yapılacak ve iki saatten kısa süren ameliyatlarda uygulanır. Bu yöntemde yalnızca ameliyat alacak bölge veya taraf özel ilaç ve yöntemlerle uyuşturulur. Genel anestezi ise iki saatten uzun süren vücudun yüzeysel bölgelerinde veya kol bacak kısımlarında ve özellikle derin vücut organlarında yapılacak ameliyatlarda uygulanır. Genel anestezi, ağrı duygusuyla birlikte koruyucu birçok refleksi de ortadan kaldıracak derinlikte bir bilinç kaybı meydana getirecek ilaç ve aygıtın kullanıldığı bir yöntemdir. </p>
<p>Genel anestezide derin bilinç kaybıyla birlikte başta solunum olmak üzere dolaşım ve diğer sistemlerin işleyişi; anestezi ilaçları etkisiyle baskılanmış ve tamamen anestezi uzmanın denetimi altında yapay, mekanik yöntemlerle sürdürülmektedir. Bu denetimin yaşamı sürdürecek düzeyde yapılabilmesi için de; başta solunum, dolaşım ve beyin fonksiyonları olmak üzere diğer şeker ve üre gibi vücut kimyasındaki önemli maddelerde özel elektronik izleme ve laboratuvar cihazlarıyla an ve an izlenmektedir.</p>
<p>Yoğun Bakım ise bir ya da daha fazla organ veya organ sistemlerinde oluşan, ciddi işlev bozuklukları veya yetmezliklerinin sonucu; solunum, dolaşım, beyin gibi sistemlerde meydana gelen yetersizliklerle birlikte veya tek başına bilinci bozulmuş veya bozulmak üzere olan hastaların sürekli izlenerek tanı ve tedavilerinin sürdürülmesi için uygulanan yöntemlerin tümüdür.</p>
<p>Reanimasyon kelimesi de genelde derin komadaki daha ağır ve karmaşık hastalık tablosu içindeki insanların bakımıyla uğraşan bilim daimi ifade eder. Bugün benzer hizmetleri veren bu bölümler genelde &#8216;Yoğun Bakım Üniteleri&#8217; olarak isimlendirilir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Ölümün kıyısındaki insanları yaşama bağlıyoruz&#8221;</strong><br />
İnsanın hastalandığında neredeyse yaşamla ölüm arasındaki bağı ellerinde tutan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanlarının doğal olarak kaygı taşıdığım ifade eden Dr Aykaç,</p>
<p>&#8220;Bizler; ya yoğun bakımda olduğu gibi ölümün kıyısında olan insanları yaşama döndürmeye uğraşıyoruz; ya da sağlığına kavuşmak için ameliyat olacak insanları ölümün kıyısına götürüp getiriyoruz. Bu büyük bir sorumluluk isteyen kutsal ve son derece riskli bir görevdir. Fakat bizim yaşadığımız akut bir kaygı durumundan çok farklıdır. Bu iş bizlerin mesleği ve her gün yaşadığımız bir durumdur. Kaygı; bizlerin bilinçaltımıza gömülmüş.</p>
<p><strong>Anestezi uzmanı olmanın şartları nelerdir? Nasıl bir eğitimden geçirilirler?</strong></p>
<p>Anestezi ve Reanimasyon uzmanlık diploması. 6 senelik tıp eğitimi ve 2 senelik mecburi hizmet deneyimini takiben, devlet taralından düzenlenen uzmanlık sınavını kazandıktan sonra, tam teşekküllü ve yoğun bakım üniteleri olan eğitim veya üniversite hastanelerinde bulunan Anesteziyoloji ve Reanimasyon&#8217; Anabilim Dalı veya bölümlerinde 4 sene süren teorik ve pratik bir eğilimi izleyen bir imtihanı kazanmak suretiyle ekle edilir. Bütün tıp dallarında olduğu gibi Anestezi ve Reanimasyon uzmanları da genel ve uzmanlık alanındaki bütün yenilikleri tıp dergilerinden; hastane içi, bölgesel, ulusal ve uluslararası kongre ve seminerlere katılmak suretiyle izlerler Özel becen gerektiren tanı ve tedavi yöntemleri için düzenlenen özel kurslara katılıp sertifikalar alırlar Rutin dışı bazı özel tetkik ve tedaviler bu sertılıkalı kişilerce yapılır .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/anestezi-uygulamasi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Grip Aşısı Kimlere Yapılmalı</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/grip-asisi-kimlere-yapilmali.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/grip-asisi-kimlere-yapilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 13:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[çocuklarda grip aşısı]]></category>

		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>

		<category><![CDATA[grip aşısı fiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[grip aşısı nedir]]></category>

		<category><![CDATA[grip aşısının yan etkileri]]></category>

		<category><![CDATA[grip aşısının zararları]]></category>

		<category><![CDATA[grip belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[grip tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=828</guid>
		<description><![CDATA[
Enfeksiyon Hastalıktarı Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, grip virüsünün her yıl şekil değiştirdiğini belirterek &#8220;Su nedenle her yıl yeni virüs çeşidine göre aşı üretiliyor. Özellikle risk grubundakiler mutlaka aşılanmalı&#8221; diyor.
Havaların serinlemesiyle birlikte toplumda en sık görülen viral enfeksiyon olan grip de yüzünü göstermeye başladı Bulaşma hızı çok fazla olan gribin bazı hallerde ölümcül olduğunun attım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img522.imageshack.us/img522/9297/gripk.jpg" alt="grip aşısı" /></p>
<p>Enfeksiyon Hastalıktarı Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, grip virüsünün her yıl şekil değiştirdiğini belirterek &#8220;Su nedenle her yıl yeni virüs çeşidine göre aşı üretiliyor. Özellikle risk grubundakiler mutlaka aşılanmalı&#8221; diyor.</p>
<p>Havaların serinlemesiyle birlikte toplumda en sık görülen viral enfeksiyon olan grip de yüzünü göstermeye başladı Bulaşma hızı çok fazla olan gribin bazı hallerde ölümcül olduğunun attım çizen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu.</p>
<p>&#8220;Grip salgınları küçük çapta da görülebilir, bir şehre ya da kıtalararası alanlarda da yayılabilir. Grip antik çağlardan bu zamana kadar dört beş kez kıtalar arası yayılmış ve milyonlarca insanın ölümüne neden olmuştur&#8221; diyor Dr. Sönmezoğlu gribin başka hastalıklarla karışabileceğini belirterek belirtilerini şöyle sıralıyor:</p>
<p>&#8220;Gribin en önemli belirtisi yüksek ateştir. Ateşin yanı sıra kas ağrıları. kum öksürük, boğaz ağrısı. burun akıntısı, geniz akıntısı ve burun tıkanıklığı olur. Bu belirtiler herkeste aynı olmayabilir. Ayrıca bazı kişiler birkaç günde başlan da bir hafta on günde iyileşir. Bazıları hastanede yatar, bazılarında ölüme bile yol açar.</p>
<p>Dolayısı ile çok ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Hem sağlığa hem ekonomiye zararı vardır.&#8221; Gribin belirgin bir tedavisi olmadığının allını çizen Dr. Sönmezoğlu,</p>
<p>&#8220;Asıl önemli olan korunmadır&#8221; diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:</p>
<p>&#8220;Son dönemlerde grip için bir ilaç geliştirildi. Bu ilacı aldığınızda antibiyotikler gibi hemen hastalığı geçirmiyor ama hastalığın ölümcül olmasını engelliyor yani zatürree ya da ölümcül diğer komplikasyonlara çevrilmesini engelliyor. Gribin süresi 7-10 gün arasındadır. Bu ilaç süreyi biraz azaltıp hastalık şiddetini düşürüyor. Ancak ilaç tedavisini sadece ağır geçirme riski olan gruplara veriyoruz. Gripte esas olan tedavi değil korunma olduğu için bulaşma yollarını bilmek tazım. Bulaşma yolu hasta kişiden sağlıklı kişiye solunum damlacıkları ve tükürük yoluyladır. </p>
<p>Ortamdan ya da materyallerden bulaşmaz. Korunma yöntemlerini çok iyi uygulamak gerekir. Hastalığı geçiren kişinin izole edilmesi lazımdır. Griplı kişi ise, okula gitmemeli, hastalığın en aktif olduğu dönemleri evinde dinlenerek geçirmelidir. Bu önlemler hem bulaşmayı önler, hem de grip geçiren kişinin daha çabuk iyileşmesini sağlar. Ayrıca grip olan kişilerin kimse ile ortak hiçbir şey kullanmaması, kalabalık olan yerlere kış mevsiminde mümkün olduğu kadar gitmemesi lazım.&#8221;</p>
<p><strong>Risk grupları aşı olmalı</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün özellikle risk gruplarına aşının yapılmasını önerdiğini vurgulayan Dr. Sönmezoğlu,</p>
<p>&#8220;Herkesin aşılanmasını önermiyoruz ama risk gruplarına mutlaka öneriyoruz. Özellikle 5 yaşın altındaki çocuklar (6 aylıktan büyük), 60 yaş üstü yaşlılar, kışın gebe kalmayı düşünenler, bağışıklık sistemi çökmüş kişiler, kortizon alanlar, kalp ve akciğer hastalığı olanlar, bakım evlerinde kalanlar ile sağlık çalışanları bu risk gruplarına giriyor. Örneğin sağlık çalışanları bu virüsü aldığında hastalara bulaştırabiliyor. Aynı şekilde kreş ve bakım evleri gibi yerlerde çalışanların da aşı olması öneriliyor&#8221; diyor.</p>
<p>Dr. Sönmezoğlu her coğrafyada farklı grip mevsimi olduğunu vurguluyor:</p>
<p>&#8220;Ülkemizde grip eylül ayının son haftasında başlar, ekim ve kasımda çok hızlanır. Aralık ve Ocak aylarında devam eder, Şubat ayından sonra düşer. Bu nedenle eylül ve ekim aylannda grip asısının yapılması koruyucudur. Aşının koruyuculuğu 9 aydır ama salgın başlamadan aşılanmak gerekiyor. Hastalık çok tehlikeli ancak bu konuda en önemli silahımız aşı.&#8221;</p>
<p><strong>Zatürreye Dönebilir</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Sevda Özdoğan da gribin akciğer hastalıklarına neden olma riskine dikkat çekiyor:</p>
<p>&#8220;Grip. yüzde 70-80 olarak viral etkenlerle ortaya çıkan üst solunum yollarının bir enfeksiyonudur. Gribin akciğer hastalıkları açısından riski var. Eğer zamanında uygun şekilde tedavi edilmezse alt solunum yollarına inme ve zatürreeye dönme ihtimali var. Grip sırasında öksürük ve balgamın olması çoğunlukla alt solunum yollarnın ise karıştığını gösteriyor. </p>
<p>Alt solunum yollarına indiği zaman ise nefes darlığı ve göğüs ağnsı olabilir. Grip genellikle viraldir ama uzarsa bakteriyel bir enfeksiyon eklenebilir. O zaman da ortaya daha ağır tablolar çıkabilir.&#8221; Gribin göğüs hastalıkları bakımından tedavisiyle ilgili olarak da Dr. Özdoğan şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Viral enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisine gerek yoktur. Sadece kişinin şikayetlerini azaltacak tedaviler yani ağrı kesiciler, ateş düşürücüler ve istirahat öneriyoruz. Grip genellikle 7 gün içerisinde vücudun kendi kendine yendiği bir hastalıktır ama bakteriye! enfeksiyon eklendiğinde, düşmeyen ateş varsa o zaman antibiyotik tedavisi gerekebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında doktora gidildiği zaman etkenin o anda viral mi bakteriyel mi olduğu yönündeki tetkikler pahalı ve uzun zaman aldığı için bu tetkiklere her zaman başvurulmuyor. Grip aşısının akciğer açısından şöyle bir önemi var Grip aşısı yapılanlarda istatistikler zatürre nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm oranlarında ciddi azalmalar olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Aşı olması gereken risk gruptan</strong></p>
<p>• 6 aydan büyük, 5 yaşından küçük çocuklar<br />
• 55 yaşının üstünde sağlıklı kişiler<br />
• Kış mevsiminde gebe kalmayı planlayan kadınlar,<br />
• Kronik akciğer, kalp-damar (tansiyon yüksekliği dışında), böbrek, karaciğer, diyabet, kan veya metabolik hastalığı olan yetişkin ve çocuklar,<br />
• Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler,<br />
• Solunum bozukluğuna yol açabilen her hangi bir hastalığı olanlar (nöbet geçiren, sinir-kas hastalığı olan).<br />
• Bakım evlerinde kalanlar,<br />
• Sağlık çalışanları,<br />
• Riskli kişilerle aynı ortamda yaşayan sağlıklı kişiler olarak sıralanabilir.</p>
<p>Yani gribin ağır geçirilerek zatüreye dönüşmesini ciddi oranda azaltıyor. O nedenle biz astım, kronik bronşit ve akciğer rahatsızlığı olanlarda ve risk gruplarında grip aşısı yapılmasını öneriyoruz.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/grip-asisi-kimlere-yapilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SSK lılara Tüp Bebek</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/ssk-lilara-tup-bebek.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/ssk-lilara-tup-bebek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 13:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anne Bebek]]></category>

		<category><![CDATA[alman hastanesi tüp bebek]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek fiyatları]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek maliyeti]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek nasıl olur]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek nasıl yapılır]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek nedir]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek ssk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=826</guid>
		<description><![CDATA[
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde çok istediği halde gebe kalamayanların yüzü gülüyor. Çünkü hastanenin Tüp bebek merkezinde her ay 50 çille lüp bebek işlemi yapılıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, tüp bebek yapma kararı için birtakım kriterlerin olması gerektiğini vurguluyor.
Tüp bebek için birtakım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img710.imageshack.us/img710/8430/tuepbebek.jpg" alt="tüp bebek" /></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde çok istediği halde gebe kalamayanların yüzü gülüyor. Çünkü hastanenin Tüp bebek merkezinde her ay 50 çille lüp bebek işlemi yapılıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, tüp bebek yapma kararı için birtakım kriterlerin olması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Tüp bebek için birtakım kriterler şart&#8230;</strong></p>
<p>Dr. Fıçıcıoğlu. çiftin tüp bebek için gereken kriterlere uyması durumunda neler yapıldığını da şöyle açıklıyor:</p>
<p>&#8220;Kararın ardından hastaya uygun tedavi protokolü hazırlanıyor ve hasta tedavinin başlanacağı gün hastaneye davet ediliyor. Tetkikler yapıldıktan sonra tedavi protokolü uzmanlar tarafından yarım saatlik bir eğitimle anlatılıyor. Hasta belirti takip günlerinde çağrılmak üzere evine gönderiliyor. Takip ve tedavisi belirli günlerde devam ederek uygun zamanda yumurta toplama işlemine karar venliyor. Yumurta toplama işlemi genel anestezi ile hastanın hiçbir ağrı duymadığı bir yöntemle toplanıyor. Yumurtalan toplanmış hasta kendisine ait özel bir odada istirahat ediyor. Bu arada yumurtalan laboratuvarda değerlendirilip aynı gun eşinden alınan spermle döllenen yumurtalar hakkında ertesi gün bilgi veriliyor. Takıp edilen günlerde de hasta transfere çağnlıyor. Transfer işlemini ultrason ile yapıyoruz. Bol su içerek dolu mesane ile gelen hastaya transfer ettiğimiz embriyoları gösteriyoruz. Böylece hasta da görerek transfer işlemi tamamlanıyor.</p>
<p>Transfer işlemi sonrasında hasta kendisine ayrılan özel odada istirahat ediyor. Bundan sonra ne yapması konusunda yine kendisine bir eğitim vererek hastayı evine gönderiyoruz. 1 gün sonra da gebelik testi için hastaneye davet ediyoruz.&#8221; Tüp bebekte başarıyı etkileyen faktörlerin en başında o hastaya uygun tedaviyi seçmek olduğunu vurgulayan Dr. Fıçıcıoğlu şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Hastaya en uygun tedavinin tespiti ve takibinin çok iyi yapılması, laboratuvarda toplanan yumurtaların en iyi şekilde takip edilmesi çok önemli. Ekip tecrübesi burada çok önem taşıyan bir faktör. Aynca bir diğer husus burada kullanılan aletlerin kalitesi, bakımı, laboratuvar kalite kontrolüdür. Bunun dışında hastanın kendi şartları da başarıyı etkiliyor.</p>
<p><strong>SSK&#8217;lılara tüp bebek için</strong></p>
<p>&#8220;Tüp bebek isteğe bağlı değildir. Hastanemiz üniversite hastanesi olması nedeni ile SCK Mensuplarına rapor çıkarma hakkına da sahiptir. Bu raporla devlet, tüp bebek yapılması gereken hastalara ilaç yardımı yapmakta ve tüp bebek ücretini ödemektedir. Dolayısı ile devletin ödediği raporun verilmesi için de birtakım kriterler gerekiyor. Bu kriterlere uyan hastalara rapor çıkartarak işleme alıyoruz. Mesela kadının tüplerinin tıkalı olması veya erkekte sperm miktarının ya çok az ya da hiç olmadığı durumlarda tüp bebek işlemine alabiliyoruz. </p>
<p>Eğer erkekte sperm var ama yeterli değilse üç kez aşılama yapıyoruz. Üç kez yapılan aşılamada başarılı olmazsa tekrar hastayı tüp bebek işlemine alabiliyoruz. Kadında tüpler çalışıyor ama yapışıksa yine önce aşılama tedavisi yapıyoruz. Üç aşılamada hamilelik almazsa yeniden tüp bebek için alabiliyoruz. Kriterlerden biri de yaş faktörü&#8230; Eğer kadın belirti bir yaşın üstünde ise yumurtalık rezervi azalabileceği için tüp bebek yapılıyor. Örneğin 37 yaşın üstündeki hastalan başka bir yöntem denemeden direkt tüp bebek işlemine alabiliyoruz. Bunun dışında yumurtalık rezervi çok önem taşıyor. </p>
<p>Hastanın yaşından bağımsız olarak yumurtalık rezervi azlığı varsa yine geleneksel yöntemle araştırmak vakit kaybına sebebiyet vereceği için bu hastalarda da tüp bebek uygulamasını tavsiye edebiliyoruz. Dolayısı ile bu geniş yelpaze içerisinde hasta bize müracaat ettiğinde daha önce yapılan tetkikleri değerlendiriyoruz. Eksik yöntemler varsa onları gideriyoruz ve onun için hangi yöntem daha uygun olacaksa hastayı o anlamda hazırlayarak bilgi veriyoruz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/ssk-lilara-tup-bebek.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflatma Yalanları</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/zayiflatma-yalanlari.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/zayiflatma-yalanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:42:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Zayıflama]]></category>

		<category><![CDATA[bacak zayıflatma yolları]]></category>

		<category><![CDATA[bel zayıflatma]]></category>

		<category><![CDATA[kol zayıflatma hareketi]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflatan egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflatan şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=824</guid>
		<description><![CDATA[
Günümüzde hızlı kilo vermek uğruna insanlar büyük bir çaba içindedir. Özellikle yaşam boyu davranış değişikliği yapmayı göze alamayan kişiler için hızlı ve kolay kilo verme karşı konulması güç olan bir fikirdir. Uygulanan &#8220;sihirli&#8221; diyetler etkisiz olmasına karşın, kilo verme fikrinin cazibesi bir diğerini deneme isteğini doğurmaktadır Sonuç? Boşa harcanan paralar, tekrar alınan kilolar, başarısızlık hissi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img363.imageshack.us/img363/2691/diyet8.jpg" alt="zayıflama" /></p>
<p>Günümüzde hızlı kilo vermek uğruna insanlar büyük bir çaba içindedir. Özellikle yaşam boyu davranış değişikliği yapmayı göze alamayan kişiler için hızlı ve kolay kilo verme karşı konulması güç olan bir fikirdir. Uygulanan &#8220;sihirli&#8221; diyetler etkisiz olmasına karşın, kilo verme fikrinin cazibesi bir diğerini deneme isteğini doğurmaktadır Sonuç? Boşa harcanan paralar, tekrar alınan kilolar, başarısızlık hissi ve en önemlisi de bazen sağlığa verilen zararlardır.</p>
<p>&#8220;Manken diyeti&#8221;, &#8220;greyfurt diyeti&#8221;, &#8220;yiyebildiğiniz kadar meyve diyeti&#8217;, pirinç diyeli&#8221;, &#8220;lahana çorbası diyeti&#8221;! Neredeyse her tada uygun bir kilo verme diyeti var. Ama unutmayınız ki tek bir besin veya besin grubunu içeren diyetler bir çok sebeple işe yaramaz. Çeşitlilikten uzaktırlar. Sağlıklı bir vücudun gerek duyduğu besin öğelerini yeteni oranda sağlayamazlar.</p>
<p>Bu &#8220;sihirli&#8221; zayıflama diyetleri arasında aç kalmanın iyi bir yöntem olduğu da ifade edilir, Çok düşük kalorili diyetlerde olduğu gibi, aç kalma da vücudun normal işlev göstermesi için gerekli enerji ve besin öğelerini sağlamada yetersiz kalır. Hızlı kilo kaybı, çoğunlukla su ve kas kaybıyla sağlanabilir. Açlık, aynı zamanda yorgunluk ve uyku sorununu da beraberinde getirecek ve &#8220;yo-yo&#8221; diyet tarzına {kilonun sürekli inip çıkması)&#8217; bir temel oluşturacaktır.</p>
<p>Bunların yanında, açlık hakkında toksik ürünlerin atılarak vücudu &#8220;temizlediği&#8221; gibi yanlış bir görüş de vardır. Enerji gereksinmesinin sağlanmasında karbonhidratlardan yararlanılmadığında keton cisimcikleri olarak bilinen zararlı vücut kimyasalları oluşacak bu da vücuttaki çeşitli organlarda sorunlara yol açacaktır.</p>
<p>&#8220;Sihirli&#8221; diyetlerin yanı sıra bir de mucizevi zayıflama aletleri vardır Televizyon reklamlarında &#8220;kilo verme dünyasının büyük harikaları&#8217; olarak şok fiyatlarla duyurulmaktadır. Mucizevi kilo verme küpeleri, elektrikli kas uyarıcıları, bacak ve basen eriten egzersiz cihazları, mükemmel karın kaslarına sahip olabilmenizi sağlayacak mekik aleti, kas geliştirme ve zayıflama kemerleri. Bazıları neredeyse güldürücü nitelikte olabilmektedir Tüm bu ürünler gerçekten satışa sunulmuş ve kilo vermeyi cazip hale getirmek için tasarlanmışlardır. Halen hiç birinin etkili olduğu klinik olarak kan inanamamıştır. Bazıları zararlı bile olmaktadır. Ve unutmayınız ki hepsi birer para tuzağıdır!</p>
<p>Bu &#8220;mucizevi&#8221; aletlerin yanı sıra, yosun uygulamaları, nişasta ve yağ blokerleri, yağ eriten kremler ve daha bir çok &#8220;mucizevi&#8221; diğer yöntemlerden söz edilmektedir. Örneğin, yazılı ve görsel basında sıklıkla &#8220;selülit&#8221; olarak bilinen sorundan kurtulmak için çeşitli yöntemler önerilmektedir. Masaj ile birlikle kullanılan kremler, yağ yakan çeşitli cihazlar, yosun banyoları vb. bunların hangisi doğrudur?</p>
<p>Kilo verme programları arasında terleyerek fazla kilolardan kurtulma yöntemine de rastlamışsınızdır. Bir saunada veya aktivite sırasında naylon giysiler kullanarak ya da bu özelliklerde bir termal şort giyerek, terleme yoluyla kilo kaybedebileceğiniz süslü laflarla iletilmektedir. Fakat, bu kayıpların asla yağ kayıpları olmayacağını vücudunuzdaki suyu kaybedeceğinizi ve aşırı su kaybının ise insanı ölüme dahi götürebileceğini unutmayınız.<br />
Bütün bunların yanı sıra yine görsel ve yazılı medyada sıklıkla şu şarkıcının diyeti, bu mankenin diyeti ya da kilo ve boyunuzu yazın şu numaraya gönderin diyetiniz cep telefonunuza gelsin şeklinde mesajlarla karşılaşırsınız. Bu söylenenlerin ve yazılanların hiç biri doğru değildir. Unutmayınız ki diyet kişiye özgüdür ve kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.</p>
<p>Sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için öncelikle diyetiniz size özel ve sizin için hazırlanmış olmalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybını sağlayacak bir diyet, genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra, mutlaka bir diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy. fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarına özgü hazırlanmalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybını sağlamak için doğru diyet programının içermesi gereken genel ilkeleri bir sonraki sayıda konuşmak üzere sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileklerimle&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/zayiflatma-yalanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Düş kırıklığı</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/dus-kirikligi.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/dus-kirikligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:03:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklıgı]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklığı dinle]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklığı izle]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklığı sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=821</guid>
		<description><![CDATA[
O muhteşem manzarayı seyrederken bu sözleri düşünüyordu; mavi bir sesin ümidiyle giden yıllarından arta kalan&#8230; Ve adını koyamadığı bir duyguyla eksilerek bakıyordu gün batımına. Farklı bîr hayata sığınmak üzere çıktığı yolların kendisini yine aynı hayatlara çıkarıyor olması ne garip şeydi.
Ruhunun yapraktan dökülürken çakıl taşlarına, bütün üşümelerini biriktirmiş gibi direyerek sarıldı kendine. Gökyüzünün bulutlu sonsuzluğuna çevirdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img169.imageshack.us/img169/9185/duskirikligi.jpg" alt="" /></p>
<p>O muhteşem manzarayı seyrederken bu sözleri düşünüyordu; mavi bir sesin ümidiyle giden yıllarından arta kalan&#8230; Ve adını koyamadığı bir duyguyla eksilerek bakıyordu gün batımına. Farklı bîr hayata sığınmak üzere çıktığı yolların kendisini yine aynı hayatlara çıkarıyor olması ne garip şeydi.<br />
Ruhunun yapraktan dökülürken çakıl taşlarına, bütün üşümelerini biriktirmiş gibi direyerek sarıldı kendine. Gökyüzünün bulutlu sonsuzluğuna çevirdi yüzünü, ömrünün tam odasındaydı sonbahar</p>
<p>Geçmiş değişebilir miydi?</p>
<p>Kokulu silgisi geldi aklına. Hani yanlış yaptığında kimseler görmesin diye sayfalann üzerinde bastıra bastıra sildiği. Şeker pembesi, çilek VB anne pudrası kanşımı kokusunu İçine çekti derin derin.</p>
<p>Yapabilir miydi acaba</p>
<p>Etrafa saçılan düş kınklarını temizleyebilir miydi? Ortadan kaldırabilir mıydı binken hatıralan? Şimdi anlamlarından uzak birer dekor gibi duran insanların ızlerini, hiç olmamışlar gibi yok edebilir miydi?</p>
<p>Yeniden gökyüzüne çevirdi başını&#8230; Binek bulutlar anlıyor beni diye gülümsedi.. Ve hayalindeki silgiyle temizleyeceği bir dünyaya açmak üzere usulca kapadı gözlerini&#8230;</p>
<p>Her nefes alışında bir satır silmeye başlamıştı bile geçmişinden Her nefes venşınde kirlenmiş düş kırıklarım uluyordu havaya. Gözbebeklerinden süzülürken lek başınalığı damla damla&#8230; Beyaz sayfalara açılması umuduyla yaşamın&#8230;</p>
<p>Dökülen hazan yapraklan gibi kırmızı, savrulup gidiyordu eski sayfalar&#8217; dört bir yana&#8230;</p>
<p>Elbette kolay değildi yüreğe saplanan can kırıntılarını çıkarmak Kalabalığında hiç yetişemediği hayatlara koşarken yorgun&#8230; Acılar dökülüyordu salkım salkım dudaklarından&#8230; Maviliklerin beyazına akıyordu ay ışığı köpük köpük..  Dalgalanan yüreğinin soluğuyla birlikle rüzgar teninden alıp götürüyordu geceyi&#8230;</p>
<p>Serin bir sabah esintisinin kollarına bıraktı kendini&#8230;</p>
<p>Yarım bırakılmış elim sallayarak kokulu sılgisiyle beraber hiç gelmeyen, gelemeyen sevgiliye veda etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/dus-kirikligi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bunları Çok Sevdik</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/bunlar-cok-sevdik.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/bunlar-cok-sevdik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 16:13:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=818</guid>
		<description><![CDATA[
• Atatürk&#8217;ün 1930-1945 yılları arasında Türk askennm dünyadaki imajını değiştirmek ve hiçbir ülke askerinden aşağı bir yönü olmadığını göstermek amacıyla o sıralarda tüm dünyada konuşulan Chanel e tasarım yaptırması. Chanel&#8217;in TSK&#8217;nın ilk tasarımcısı oluşunu&#8230;
• insanlık için Küçük Çocuklar için Büyük Bir Adım. Kanyonda 20 Eylül tarihine dek sürecek oian&#8221;KidsOnTheMoon&#8221; etkinliğinde astronot kıyafetleri giyerek uzay simülasyonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img28.imageshack.us/img28/9389/komikresimlerd.jpg" alt="" /></p>
<p>• Atatürk&#8217;ün 1930-1945 yılları arasında Türk askennm dünyadaki imajını değiştirmek ve hiçbir ülke askerinden aşağı bir yönü olmadığını göstermek amacıyla o sıralarda tüm dünyada konuşulan Chanel e tasarım yaptırması. Chanel&#8217;in TSK&#8217;nın ilk tasarımcısı oluşunu&#8230;</p>
<p>• insanlık için Küçük Çocuklar için Büyük Bir Adım. Kanyonda 20 Eylül tarihine dek sürecek oian&#8221;KidsOnTheMoon&#8221; etkinliğinde astronot kıyafetleri giyerek uzay simülasyonu etkinliği yapılacak.. Bir gün gökyüzünde yıldızlar arası slalom yapmayı hayal ettiğim çocukluğumu&#8230;</p>
<p>• Büyük şehirlerde artık aşkırı kalmadığını anladığım günden bu yana aşkı ve aşık olanları…</p>
<p>• Yapılan araştırmada; radyonun 50 milyon dinleyici sayısına ulaşması 38 yıl aldığı belirlenirken, bu süre televizyon için 13, internet için 4, iPod için 3 yıl çıkmış. Facebook ise 9 aydan kısa bir sürede 100 milyon kullanıcıya ulaştı. Ne kadar acaıp bir dünya değil mi? iletişimi..,</p>
<p>• Tarihte bugün ne kadar &#8220;isim&#8221; olmuş/oldurulmuş;</p>
<p>• Galatasaray&#8217;ın efsanevi futbolcusu Metin Oktay,</p>
<p>• Geçirdiği araba kazası sonucu Monaco Prensesi Grace Kelly,</p>
<p>• Yassıada&#8217;da yargılanmalar» sonucunda; Fatın Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan,</p>
<p>• Yunan asıllı, Amerikalı ünlü soprano María Callas,</p>
<p>• Devrik başbakan Adnan Menderes,</p>
<p>• 27 yaşındaki Amerikalı ünlü şarkıcı ve gitarist Jimi Hendríx</p>
<p>• Bu ölümler sadece benim ulaşabildiklerim, fazla bile değil mi?</p>
<p>• Halft Kıvanç, Orhan Boran ustaları&#8230;</p>
<p>• Elimde düz tornavida varken, yıldız vida ile karşı laşma korkumu..</p>
<p>• Ne kadar önemlidir ikililer. Biri olmadığında diğerinin de ruhunu kaybettiği ikililer, Edi&#8217;sını kaybeden büdü&#8217;ler, anlamını yitiren &#8220;diğert&#8217;ler. Bütün Edi ile Büdü&#8217;leri&#8230;</p>
<p>• 5 yıl kadar önceydi. Muhabir Ömer Güvenç&#8217;in maç sonrası Beşiktaşlı Ahmet Yıldırıma sorduğu &#8220;2-1&#8242;lik mağlubiyet, ne düşünüyorsun?&#8221; sorusuna oyuncu, &#8220;2-2 bitti maç&#8230;&#8221; diye karşılık vermişti. Öyle zannedıyormuş.<br />
Yüksek konsantrasyonu&#8230;</p>
<p>• Başkasının başarısını, kendi kaybı kabul eden zavallıları&#8230;</p>
<p>• Avrupa Birliği&#8217;nin yayımladığı &#8220;basına özgürlük&#8221; deklarasyonuna katılmayan tek aday ülke Türkiye olmuş. Gülümseyen yüzlerinizi&#8230;</p>
<p>• Bugünlerde aklıma durup durup üniversitede okuduğum Binom Açılımı geliyor. Açılımları&#8230;</p>
<p>• işsizleri işe alın, iş verin ekonomiye can verin. N&#8217;oolldu?</p>
<p>• Ağlamak, anlamaktır&#8230;</p>
<p>• Ağlamak doğuludur, gülmek batılıdır. Doğu felsefesini&#8230;</p>
<p>• Bitmiş aşka su katılmaz. Gerçekleri dimdik karşılayanları </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/bunlar-cok-sevdik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde Cinsel Sorunlar</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/erkeklerde-cinsel-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/erkeklerde-cinsel-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 00:04:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel sertleşme sorunu]]></category>

		<category><![CDATA[erkeklerin cinsel sorunları]]></category>

		<category><![CDATA[kadınlarda cinsel sorunlar]]></category>

		<category><![CDATA[psikolojik cinsel sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=816</guid>
		<description><![CDATA[
Erkeklere cinsellik dediğinizde akan sular duruyor ama araştırmalara göre Türk erkekleri cinsel performanslarını kaybediyor. Bilim adamları ise ümitli: Sertleşme sorunu olsa da yardım edilemeyecek hiçbir erkek yoktur&#8230;
Kuşların artık sesi çıkmıyor, yoksa ölüyorlar mı? Sonbahar geldi, göç mevsimi başladı, çevre kirliliği kuşları öldürüyor. Evet ama konumuz aslında çok daha farklı. Hangi kuşlar mı ? Tabii ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img121.imageshack.us/img121/7827/cinselsorunlar1.jpg" alt="cinsel sorunlar" /></p>
<p>Erkeklere cinsellik dediğinizde akan sular duruyor ama araştırmalara göre Türk erkekleri cinsel performanslarını kaybediyor. Bilim adamları ise ümitli: Sertleşme sorunu olsa da yardım edilemeyecek hiçbir erkek yoktur&#8230;</p>
<p>Kuşların artık sesi çıkmıyor, yoksa ölüyorlar mı? Sonbahar geldi, göç mevsimi başladı, çevre kirliliği kuşları öldürüyor. Evet ama konumuz aslında çok daha farklı. Hangi kuşlar mı ? Tabii ki Türk erkeklerinin gurur kaynağı olan kuşları!</p>
<p>Araştırmalar, Türk erkeklerinin erkeklik fonksiyonlarını hızla kaybettiklerini gösteriyor. Sor aylarda ülkemizde yapılan geniş bir araştırma. Türk erkeklerinin üçte ikisinin cinsel performansIarını kaybettıklerini, tıbbı deyimle ereksiyon (sertleşme) sorunu ile karşı karşıya olduklarını göstermekte. Esprili bir şekilde ifade etmek gerekirse, Türk erkeklerinin kuşu artık güçlü bir şekilde ötmüyor. Artık bu erkekler, küçük mavi haplara muhtaç kalmış durumda. &#8220;Hapı yut, yoksa rezil olursun! Kötü bir durum. O küçük sentetik ilaçlar olmadan erkeklere erkek demek gün geçtikçe zor mu olacak? Hayat böyle geçmez! </p>
<p>Ünlü ve güvenilir Amerikan yayın kuruluşu The New York Tİmes&#8217;ta yayınlanan bir makalede, dünyanın en gelişmiş hastanesi olarak kabul edilen Mayo Klinik&#8217;te Üroloji Profesörü ve ABD Seksüel Tıp Derneği Başkanı olan Prof. Dr. Ajay Nehra, eczane erde satılan ve sertleşme soncunu her zaman çözeceğini vaad eden farklı isimlerdeki küçük mavi tabletlerin ve bunların benzerlerinin, hastaların yarısında işe yaramadığını söylemektedir.</p>
<p>Aynı yazıda New York Üniversitesi Erkek Sağlığı ve Fertilite Kliniği Başkanı, Üroloji Profesörü Dr. Andrew McCullough ise sertleşme sorunu olsa da yardım edilemeyecek hiçbir erkeğin olmadığını İfade etmektedir. California Üniversites &#8216;nde Üroloji Profesörü olar Dr. Ira Sharlıp ise ereksiyon yani sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin, 3 yıl içinde kalp krizi ya da inme (felç) sorunu ile karşı karşıya kalabileceğim belirterek, ereksiyon bozukluğunun damar hastalıklarının öncül bulgusu olduğunu ve sağlıklı bir damar yapısı olmayanlarda görüldüğünü ifade etmektedir.</p>
<p>Cleveland Kliniği Üroloji Profesörü olan Dr. Drogo K. Montague ise erkeklerin sağlıklı bir yaşam şekline geçmesi ile ereksiyon (sertleşme) sorunlarının düzelebileceğini söylemektedir.</p>
<p>Cinsel sorunlar ve tedavileri konusunda en önemli yayınlardan biri olarak kabul edilen Journal of Sexual Medicine tıp dergisinin Ocak 2009 sayısında, İtalyan araştırmacılar tarafından yayınlanan geniş kapsamlı bir araştırmada, erkeklerin, sağlıklı bir beslenmeye geçmeleri, egzersiz ve kilo kaybetmeleri ile ereksiyon bozukluğu gösterenlerin yüzde 58&#8242;inin normal cinsel performanslarını geri kazandıktan bildirilmiştir.</p>
<p>Aslında tüm bu sonuçlar, &#8220;sağlam penis sağlam vücutta bulunur&#8221; gibi bir ifadenin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Genel vücut sağlığı iyi ise cinsel aktivitelerde de bir sorun ortaya çıkmaz.</p>
<p><strong>Her şeyi tedavi eden erkeğin Özü; PANAX GINSENG</strong></p>
<p>2000 yıldır özellikle erkeklerin gere: vücut sağlığını koruyan, cinsel aktivitelerini çok güçlü bir seki de arttıran ve isminin anlamı &#8220;her şeyi tedavi eden, erkeğin özü&#8221; anlamına gelen Panax ginseng, erkek sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır. Panax ginseng, kırmızı Kore ginsengi olarak da bilinmektedir. Bu bitkinin köklerinden elde edilen ekstrelerle hazırlanan tabletler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eczanelerde bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/erkeklerde-cinsel-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Yılı Moda Trendleri</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/2010-yili-moda-trendleri.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/2010-yili-moda-trendleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 19:32:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Moda-Stil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=814</guid>
		<description><![CDATA[Renkler soğuk renkler ve sıcak renkler olmak üzere ikiye ayrılır. Kırmızı, turuncu ve sarı sıcak; mavi mor ve yeşil soğuk renklerdir. Renklerin birbiri ile uyumu kıyafet seçiminde çok önemlidir.
Kıyafetlerder ve renkler hakkında bazı fikirler:
-Özel bir davette  bütün dikkatleri üzerinize çekmek istiyorsanız kırmızı renkte bir elbise seçmelisiniz, sade ve şık görünmek istiyorsanız mavi renkte bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Renkler soğuk renkler ve sıcak renkler olmak üzere ikiye ayrılır. Kırmızı, turuncu ve sarı sıcak; mavi mor ve yeşil soğuk renklerdir. Renklerin birbiri ile uyumu kıyafet seçiminde çok önemlidir.</p>
<p>Kıyafetlerder ve renkler hakkında bazı fikirler:</p>
<p>-Özel bir davette  bütün dikkatleri üzerinize çekmek istiyorsanız kırmızı renkte bir elbise seçmelisiniz, sade ve şık görünmek istiyorsanız mavi renkte bir kıyafet seçmelisiniz.</p>
<p>-Giydiniz elbise tek renk ise renkli bir aksesuarla hareketlendirebilirsiniz.</p>
<p>-Siyah ve beyaz renkteki kıyafetlerinize şıklık katmak için nar çiçeği, turkuaz, açık mavi gibi ara renlerle kombine edebilirsiniz.</p>
<p>-Gri renkteki kıyafetinizi pembe, beyaz ve siyah renklerle kombine edebilirsiniz.</p>
<p>-Basen ve bacak bolgenizin ince görünmesini istiyorsanız alt kıyafetlerde koyu renkleri tercih etmelisiniz.</p>
<p>-Yüzünüzün güzelliğini vurgulamak için üst kıyafetlerde canlı ve açık renkleri tercih etmelisiniz.</p>
<p>-Kahve tonlarındaki kıyafetleri bej, yeşil ve turkuaz tonları ile kombine ederek görünümünüze şıklık katmış olursunuz.</p>
<p><img src="http://img203.imageshack.us/img203/7934/2010moda.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://img189.imageshack.us/img189/6452/2010giyimmodasi41.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/2010-yili-moda-trendleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
