<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye'nin Yaşam Sağlık Estetik Portalı</title>
	<atom:link href="http://www.yasamsaglik.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasamsaglik.org</link>
	<description></description>
	<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:42:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Zayıflatma Yalanları</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/zayiflatma-yalanlari.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/zayiflatma-yalanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:42:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Zayıflama]]></category>

		<category><![CDATA[bacak zayıflatma yolları]]></category>

		<category><![CDATA[bel zayıflatma]]></category>

		<category><![CDATA[kol zayıflatma hareketi]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflatan egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflatan şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=824</guid>
		<description><![CDATA[
Günümüzde hızlı kilo vermek uğruna insanlar büyük bir çaba içindedir. Özellikle yaşam boyu davranış değişikliği yapmayı göze alamayan kişiler için hızlı ve kolay kilo verme karşı konulması güç olan bir fikirdir. Uygulanan &#8220;sihirli&#8221; diyetler etkisiz olmasına karşın, kilo verme fikrinin cazibesi bir diğerini deneme isteğini doğurmaktadır Sonuç? Boşa harcanan paralar, tekrar alınan kilolar, başarısızlık hissi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img363.imageshack.us/img363/2691/diyet8.jpg" alt="zayıflama" /></p>
<p>Günümüzde hızlı kilo vermek uğruna insanlar büyük bir çaba içindedir. Özellikle yaşam boyu davranış değişikliği yapmayı göze alamayan kişiler için hızlı ve kolay kilo verme karşı konulması güç olan bir fikirdir. Uygulanan &#8220;sihirli&#8221; diyetler etkisiz olmasına karşın, kilo verme fikrinin cazibesi bir diğerini deneme isteğini doğurmaktadır Sonuç? Boşa harcanan paralar, tekrar alınan kilolar, başarısızlık hissi ve en önemlisi de bazen sağlığa verilen zararlardır.</p>
<p>&#8220;Manken diyeti&#8221;, &#8220;greyfurt diyeti&#8221;, &#8220;yiyebildiğiniz kadar meyve diyeti&#8217;, pirinç diyeli&#8221;, &#8220;lahana çorbası diyeti&#8221;! Neredeyse her tada uygun bir kilo verme diyeti var. Ama unutmayınız ki tek bir besin veya besin grubunu içeren diyetler bir çok sebeple işe yaramaz. Çeşitlilikten uzaktırlar. Sağlıklı bir vücudun gerek duyduğu besin öğelerini yeteni oranda sağlayamazlar.</p>
<p>Bu &#8220;sihirli&#8221; zayıflama diyetleri arasında aç kalmanın iyi bir yöntem olduğu da ifade edilir, Çok düşük kalorili diyetlerde olduğu gibi, aç kalma da vücudun normal işlev göstermesi için gerekli enerji ve besin öğelerini sağlamada yetersiz kalır. Hızlı kilo kaybı, çoğunlukla su ve kas kaybıyla sağlanabilir. Açlık, aynı zamanda yorgunluk ve uyku sorununu da beraberinde getirecek ve &#8220;yo-yo&#8221; diyet tarzına {kilonun sürekli inip çıkması)&#8217; bir temel oluşturacaktır.</p>
<p>Bunların yanında, açlık hakkında toksik ürünlerin atılarak vücudu &#8220;temizlediği&#8221; gibi yanlış bir görüş de vardır. Enerji gereksinmesinin sağlanmasında karbonhidratlardan yararlanılmadığında keton cisimcikleri olarak bilinen zararlı vücut kimyasalları oluşacak bu da vücuttaki çeşitli organlarda sorunlara yol açacaktır.</p>
<p>&#8220;Sihirli&#8221; diyetlerin yanı sıra bir de mucizevi zayıflama aletleri vardır Televizyon reklamlarında &#8220;kilo verme dünyasının büyük harikaları&#8217; olarak şok fiyatlarla duyurulmaktadır. Mucizevi kilo verme küpeleri, elektrikli kas uyarıcıları, bacak ve basen eriten egzersiz cihazları, mükemmel karın kaslarına sahip olabilmenizi sağlayacak mekik aleti, kas geliştirme ve zayıflama kemerleri. Bazıları neredeyse güldürücü nitelikte olabilmektedir Tüm bu ürünler gerçekten satışa sunulmuş ve kilo vermeyi cazip hale getirmek için tasarlanmışlardır. Halen hiç birinin etkili olduğu klinik olarak kan inanamamıştır. Bazıları zararlı bile olmaktadır. Ve unutmayınız ki hepsi birer para tuzağıdır!</p>
<p>Bu &#8220;mucizevi&#8221; aletlerin yanı sıra, yosun uygulamaları, nişasta ve yağ blokerleri, yağ eriten kremler ve daha bir çok &#8220;mucizevi&#8221; diğer yöntemlerden söz edilmektedir. Örneğin, yazılı ve görsel basında sıklıkla &#8220;selülit&#8221; olarak bilinen sorundan kurtulmak için çeşitli yöntemler önerilmektedir. Masaj ile birlikle kullanılan kremler, yağ yakan çeşitli cihazlar, yosun banyoları vb. bunların hangisi doğrudur?</p>
<p>Kilo verme programları arasında terleyerek fazla kilolardan kurtulma yöntemine de rastlamışsınızdır. Bir saunada veya aktivite sırasında naylon giysiler kullanarak ya da bu özelliklerde bir termal şort giyerek, terleme yoluyla kilo kaybedebileceğiniz süslü laflarla iletilmektedir. Fakat, bu kayıpların asla yağ kayıpları olmayacağını vücudunuzdaki suyu kaybedeceğinizi ve aşırı su kaybının ise insanı ölüme dahi götürebileceğini unutmayınız.<br />
Bütün bunların yanı sıra yine görsel ve yazılı medyada sıklıkla şu şarkıcının diyeti, bu mankenin diyeti ya da kilo ve boyunuzu yazın şu numaraya gönderin diyetiniz cep telefonunuza gelsin şeklinde mesajlarla karşılaşırsınız. Bu söylenenlerin ve yazılanların hiç biri doğru değildir. Unutmayınız ki diyet kişiye özgüdür ve kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.</p>
<p>Sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için öncelikle diyetiniz size özel ve sizin için hazırlanmış olmalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybını sağlayacak bir diyet, genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra, mutlaka bir diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy. fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarına özgü hazırlanmalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybını sağlamak için doğru diyet programının içermesi gereken genel ilkeleri bir sonraki sayıda konuşmak üzere sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileklerimle&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/zayiflatma-yalanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Düş kırıklığı</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/dus-kirikligi.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/dus-kirikligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:03:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklıgı]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklığı dinle]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklığı izle]]></category>

		<category><![CDATA[özlem düş kırıklığı sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=821</guid>
		<description><![CDATA[
O muhteşem manzarayı seyrederken bu sözleri düşünüyordu; mavi bir sesin ümidiyle giden yıllarından arta kalan&#8230; Ve adını koyamadığı bir duyguyla eksilerek bakıyordu gün batımına. Farklı bîr hayata sığınmak üzere çıktığı yolların kendisini yine aynı hayatlara çıkarıyor olması ne garip şeydi.
Ruhunun yapraktan dökülürken çakıl taşlarına, bütün üşümelerini biriktirmiş gibi direyerek sarıldı kendine. Gökyüzünün bulutlu sonsuzluğuna çevirdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img169.imageshack.us/img169/9185/duskirikligi.jpg" alt="" /></p>
<p>O muhteşem manzarayı seyrederken bu sözleri düşünüyordu; mavi bir sesin ümidiyle giden yıllarından arta kalan&#8230; Ve adını koyamadığı bir duyguyla eksilerek bakıyordu gün batımına. Farklı bîr hayata sığınmak üzere çıktığı yolların kendisini yine aynı hayatlara çıkarıyor olması ne garip şeydi.<br />
Ruhunun yapraktan dökülürken çakıl taşlarına, bütün üşümelerini biriktirmiş gibi direyerek sarıldı kendine. Gökyüzünün bulutlu sonsuzluğuna çevirdi yüzünü, ömrünün tam odasındaydı sonbahar</p>
<p>Geçmiş değişebilir miydi?</p>
<p>Kokulu silgisi geldi aklına. Hani yanlış yaptığında kimseler görmesin diye sayfalann üzerinde bastıra bastıra sildiği. Şeker pembesi, çilek VB anne pudrası kanşımı kokusunu İçine çekti derin derin.</p>
<p>Yapabilir miydi acaba</p>
<p>Etrafa saçılan düş kınklarını temizleyebilir miydi? Ortadan kaldırabilir mıydı binken hatıralan? Şimdi anlamlarından uzak birer dekor gibi duran insanların ızlerini, hiç olmamışlar gibi yok edebilir miydi?</p>
<p>Yeniden gökyüzüne çevirdi başını&#8230; Binek bulutlar anlıyor beni diye gülümsedi.. Ve hayalindeki silgiyle temizleyeceği bir dünyaya açmak üzere usulca kapadı gözlerini&#8230;</p>
<p>Her nefes alışında bir satır silmeye başlamıştı bile geçmişinden Her nefes venşınde kirlenmiş düş kırıklarım uluyordu havaya. Gözbebeklerinden süzülürken lek başınalığı damla damla&#8230; Beyaz sayfalara açılması umuduyla yaşamın&#8230;</p>
<p>Dökülen hazan yapraklan gibi kırmızı, savrulup gidiyordu eski sayfalar&#8217; dört bir yana&#8230;</p>
<p>Elbette kolay değildi yüreğe saplanan can kırıntılarını çıkarmak Kalabalığında hiç yetişemediği hayatlara koşarken yorgun&#8230; Acılar dökülüyordu salkım salkım dudaklarından&#8230; Maviliklerin beyazına akıyordu ay ışığı köpük köpük..  Dalgalanan yüreğinin soluğuyla birlikle rüzgar teninden alıp götürüyordu geceyi&#8230;</p>
<p>Serin bir sabah esintisinin kollarına bıraktı kendini&#8230;</p>
<p>Yarım bırakılmış elim sallayarak kokulu sılgisiyle beraber hiç gelmeyen, gelemeyen sevgiliye veda etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/dus-kirikligi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bunları Çok Sevdik</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/bunlar-cok-sevdik.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/bunlar-cok-sevdik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 16:13:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=818</guid>
		<description><![CDATA[
• Atatürk&#8217;ün 1930-1945 yılları arasında Türk askennm dünyadaki imajını değiştirmek ve hiçbir ülke askerinden aşağı bir yönü olmadığını göstermek amacıyla o sıralarda tüm dünyada konuşulan Chanel e tasarım yaptırması. Chanel&#8217;in TSK&#8217;nın ilk tasarımcısı oluşunu&#8230;
• insanlık için Küçük Çocuklar için Büyük Bir Adım. Kanyonda 20 Eylül tarihine dek sürecek oian&#8221;KidsOnTheMoon&#8221; etkinliğinde astronot kıyafetleri giyerek uzay simülasyonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img28.imageshack.us/img28/9389/komikresimlerd.jpg" alt="" /></p>
<p>• Atatürk&#8217;ün 1930-1945 yılları arasında Türk askennm dünyadaki imajını değiştirmek ve hiçbir ülke askerinden aşağı bir yönü olmadığını göstermek amacıyla o sıralarda tüm dünyada konuşulan Chanel e tasarım yaptırması. Chanel&#8217;in TSK&#8217;nın ilk tasarımcısı oluşunu&#8230;</p>
<p>• insanlık için Küçük Çocuklar için Büyük Bir Adım. Kanyonda 20 Eylül tarihine dek sürecek oian&#8221;KidsOnTheMoon&#8221; etkinliğinde astronot kıyafetleri giyerek uzay simülasyonu etkinliği yapılacak.. Bir gün gökyüzünde yıldızlar arası slalom yapmayı hayal ettiğim çocukluğumu&#8230;</p>
<p>• Büyük şehirlerde artık aşkırı kalmadığını anladığım günden bu yana aşkı ve aşık olanları…</p>
<p>• Yapılan araştırmada; radyonun 50 milyon dinleyici sayısına ulaşması 38 yıl aldığı belirlenirken, bu süre televizyon için 13, internet için 4, iPod için 3 yıl çıkmış. Facebook ise 9 aydan kısa bir sürede 100 milyon kullanıcıya ulaştı. Ne kadar acaıp bir dünya değil mi? iletişimi..,</p>
<p>• Tarihte bugün ne kadar &#8220;isim&#8221; olmuş/oldurulmuş;</p>
<p>• Galatasaray&#8217;ın efsanevi futbolcusu Metin Oktay,</p>
<p>• Geçirdiği araba kazası sonucu Monaco Prensesi Grace Kelly,</p>
<p>• Yassıada&#8217;da yargılanmalar» sonucunda; Fatın Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan,</p>
<p>• Yunan asıllı, Amerikalı ünlü soprano María Callas,</p>
<p>• Devrik başbakan Adnan Menderes,</p>
<p>• 27 yaşındaki Amerikalı ünlü şarkıcı ve gitarist Jimi Hendríx</p>
<p>• Bu ölümler sadece benim ulaşabildiklerim, fazla bile değil mi?</p>
<p>• Halft Kıvanç, Orhan Boran ustaları&#8230;</p>
<p>• Elimde düz tornavida varken, yıldız vida ile karşı laşma korkumu..</p>
<p>• Ne kadar önemlidir ikililer. Biri olmadığında diğerinin de ruhunu kaybettiği ikililer, Edi&#8217;sını kaybeden büdü&#8217;ler, anlamını yitiren &#8220;diğert&#8217;ler. Bütün Edi ile Büdü&#8217;leri&#8230;</p>
<p>• 5 yıl kadar önceydi. Muhabir Ömer Güvenç&#8217;in maç sonrası Beşiktaşlı Ahmet Yıldırıma sorduğu &#8220;2-1&#8242;lik mağlubiyet, ne düşünüyorsun?&#8221; sorusuna oyuncu, &#8220;2-2 bitti maç&#8230;&#8221; diye karşılık vermişti. Öyle zannedıyormuş.<br />
Yüksek konsantrasyonu&#8230;</p>
<p>• Başkasının başarısını, kendi kaybı kabul eden zavallıları&#8230;</p>
<p>• Avrupa Birliği&#8217;nin yayımladığı &#8220;basına özgürlük&#8221; deklarasyonuna katılmayan tek aday ülke Türkiye olmuş. Gülümseyen yüzlerinizi&#8230;</p>
<p>• Bugünlerde aklıma durup durup üniversitede okuduğum Binom Açılımı geliyor. Açılımları&#8230;</p>
<p>• işsizleri işe alın, iş verin ekonomiye can verin. N&#8217;oolldu?</p>
<p>• Ağlamak, anlamaktır&#8230;</p>
<p>• Ağlamak doğuludur, gülmek batılıdır. Doğu felsefesini&#8230;</p>
<p>• Bitmiş aşka su katılmaz. Gerçekleri dimdik karşılayanları </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/bunlar-cok-sevdik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde Cinsel Sorunlar</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/erkeklerde-cinsel-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/erkeklerde-cinsel-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 00:04:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel sertleşme sorunu]]></category>

		<category><![CDATA[erkeklerin cinsel sorunları]]></category>

		<category><![CDATA[kadınlarda cinsel sorunlar]]></category>

		<category><![CDATA[psikolojik cinsel sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=816</guid>
		<description><![CDATA[
Erkeklere cinsellik dediğinizde akan sular duruyor ama araştırmalara göre Türk erkekleri cinsel performanslarını kaybediyor. Bilim adamları ise ümitli: Sertleşme sorunu olsa da yardım edilemeyecek hiçbir erkek yoktur&#8230;
Kuşların artık sesi çıkmıyor, yoksa ölüyorlar mı? Sonbahar geldi, göç mevsimi başladı, çevre kirliliği kuşları öldürüyor. Evet ama konumuz aslında çok daha farklı. Hangi kuşlar mı ? Tabii ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img121.imageshack.us/img121/7827/cinselsorunlar1.jpg" alt="cinsel sorunlar" /></p>
<p>Erkeklere cinsellik dediğinizde akan sular duruyor ama araştırmalara göre Türk erkekleri cinsel performanslarını kaybediyor. Bilim adamları ise ümitli: Sertleşme sorunu olsa da yardım edilemeyecek hiçbir erkek yoktur&#8230;</p>
<p>Kuşların artık sesi çıkmıyor, yoksa ölüyorlar mı? Sonbahar geldi, göç mevsimi başladı, çevre kirliliği kuşları öldürüyor. Evet ama konumuz aslında çok daha farklı. Hangi kuşlar mı ? Tabii ki Türk erkeklerinin gurur kaynağı olan kuşları!</p>
<p>Araştırmalar, Türk erkeklerinin erkeklik fonksiyonlarını hızla kaybettiklerini gösteriyor. Sor aylarda ülkemizde yapılan geniş bir araştırma. Türk erkeklerinin üçte ikisinin cinsel performansIarını kaybettıklerini, tıbbı deyimle ereksiyon (sertleşme) sorunu ile karşı karşıya olduklarını göstermekte. Esprili bir şekilde ifade etmek gerekirse, Türk erkeklerinin kuşu artık güçlü bir şekilde ötmüyor. Artık bu erkekler, küçük mavi haplara muhtaç kalmış durumda. &#8220;Hapı yut, yoksa rezil olursun! Kötü bir durum. O küçük sentetik ilaçlar olmadan erkeklere erkek demek gün geçtikçe zor mu olacak? Hayat böyle geçmez! </p>
<p>Ünlü ve güvenilir Amerikan yayın kuruluşu The New York Tİmes&#8217;ta yayınlanan bir makalede, dünyanın en gelişmiş hastanesi olarak kabul edilen Mayo Klinik&#8217;te Üroloji Profesörü ve ABD Seksüel Tıp Derneği Başkanı olan Prof. Dr. Ajay Nehra, eczane erde satılan ve sertleşme soncunu her zaman çözeceğini vaad eden farklı isimlerdeki küçük mavi tabletlerin ve bunların benzerlerinin, hastaların yarısında işe yaramadığını söylemektedir.</p>
<p>Aynı yazıda New York Üniversitesi Erkek Sağlığı ve Fertilite Kliniği Başkanı, Üroloji Profesörü Dr. Andrew McCullough ise sertleşme sorunu olsa da yardım edilemeyecek hiçbir erkeğin olmadığını İfade etmektedir. California Üniversites &#8216;nde Üroloji Profesörü olar Dr. Ira Sharlıp ise ereksiyon yani sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin, 3 yıl içinde kalp krizi ya da inme (felç) sorunu ile karşı karşıya kalabileceğim belirterek, ereksiyon bozukluğunun damar hastalıklarının öncül bulgusu olduğunu ve sağlıklı bir damar yapısı olmayanlarda görüldüğünü ifade etmektedir.</p>
<p>Cleveland Kliniği Üroloji Profesörü olan Dr. Drogo K. Montague ise erkeklerin sağlıklı bir yaşam şekline geçmesi ile ereksiyon (sertleşme) sorunlarının düzelebileceğini söylemektedir.</p>
<p>Cinsel sorunlar ve tedavileri konusunda en önemli yayınlardan biri olarak kabul edilen Journal of Sexual Medicine tıp dergisinin Ocak 2009 sayısında, İtalyan araştırmacılar tarafından yayınlanan geniş kapsamlı bir araştırmada, erkeklerin, sağlıklı bir beslenmeye geçmeleri, egzersiz ve kilo kaybetmeleri ile ereksiyon bozukluğu gösterenlerin yüzde 58&#8242;inin normal cinsel performanslarını geri kazandıktan bildirilmiştir.</p>
<p>Aslında tüm bu sonuçlar, &#8220;sağlam penis sağlam vücutta bulunur&#8221; gibi bir ifadenin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Genel vücut sağlığı iyi ise cinsel aktivitelerde de bir sorun ortaya çıkmaz.</p>
<p><strong>Her şeyi tedavi eden erkeğin Özü; PANAX GINSENG</strong></p>
<p>2000 yıldır özellikle erkeklerin gere: vücut sağlığını koruyan, cinsel aktivitelerini çok güçlü bir seki de arttıran ve isminin anlamı &#8220;her şeyi tedavi eden, erkeğin özü&#8221; anlamına gelen Panax ginseng, erkek sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır. Panax ginseng, kırmızı Kore ginsengi olarak da bilinmektedir. Bu bitkinin köklerinden elde edilen ekstrelerle hazırlanan tabletler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eczanelerde bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/erkeklerde-cinsel-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Yılı Moda Trendleri</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/2010-yili-moda-trendleri.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/2010-yili-moda-trendleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 19:32:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Moda-Stil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=814</guid>
		<description><![CDATA[Renkler soğuk renkler ve sıcak renkler olmak üzere ikiye ayrılır. Kırmızı, turuncu ve sarı sıcak; mavi mor ve yeşil soğuk renklerdir. Renklerin birbiri ile uyumu kıyafet seçiminde çok önemlidir.
Kıyafetlerder ve renkler hakkında bazı fikirler:
-Özel bir davette  bütün dikkatleri üzerinize çekmek istiyorsanız kırmızı renkte bir elbise seçmelisiniz, sade ve şık görünmek istiyorsanız mavi renkte bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Renkler soğuk renkler ve sıcak renkler olmak üzere ikiye ayrılır. Kırmızı, turuncu ve sarı sıcak; mavi mor ve yeşil soğuk renklerdir. Renklerin birbiri ile uyumu kıyafet seçiminde çok önemlidir.</p>
<p>Kıyafetlerder ve renkler hakkında bazı fikirler:</p>
<p>-Özel bir davette  bütün dikkatleri üzerinize çekmek istiyorsanız kırmızı renkte bir elbise seçmelisiniz, sade ve şık görünmek istiyorsanız mavi renkte bir kıyafet seçmelisiniz.</p>
<p>-Giydiniz elbise tek renk ise renkli bir aksesuarla hareketlendirebilirsiniz.</p>
<p>-Siyah ve beyaz renkteki kıyafetlerinize şıklık katmak için nar çiçeği, turkuaz, açık mavi gibi ara renlerle kombine edebilirsiniz.</p>
<p>-Gri renkteki kıyafetinizi pembe, beyaz ve siyah renklerle kombine edebilirsiniz.</p>
<p>-Basen ve bacak bolgenizin ince görünmesini istiyorsanız alt kıyafetlerde koyu renkleri tercih etmelisiniz.</p>
<p>-Yüzünüzün güzelliğini vurgulamak için üst kıyafetlerde canlı ve açık renkleri tercih etmelisiniz.</p>
<p>-Kahve tonlarındaki kıyafetleri bej, yeşil ve turkuaz tonları ile kombine ederek görünümünüze şıklık katmış olursunuz.</p>
<p><img src="http://img203.imageshack.us/img203/7934/2010moda.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://img189.imageshack.us/img189/6452/2010giyimmodasi41.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/2010-yili-moda-trendleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Maske Uygulamanın Püf Noktaları</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/maske-uygulamanin-puf-noktalari.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/maske-uygulamanin-puf-noktalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 18:32:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>

		<category><![CDATA[Güzellik Maskesi]]></category>

		<category><![CDATA[Makyaj Yapımı]]></category>

		<category><![CDATA[Yüz Maskesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[
Yüzünüze maske sürerken aşağıdaki püf noktalarını uygulamayı ihmal etmezseniz daha iyi sonuçlar elde edersiniz.
* Saçınıza bant takın ve makyajınızı iyice temizleyin.
* Aynada korkutucu yüzler yaparak yüz kaslarınızı gevşetin.
* Bir tencerede su kaynatın ve yüzünüzü birkaç dakika bu suyun buharında tutun. İki dakika sıcak kompres uygulayın. Böylece gözenekler açılır, maske daha derine nüfuz eder.
* Maskeyi göz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img193.imageshack.us/img193/3668/yoc49furtmaskesi1.jpg" alt="" /></p>
<p>Yüzünüze maske sürerken aşağıdaki püf noktalarını uygulamayı ihmal etmezseniz daha iyi sonuçlar elde edersiniz.</p>
<p>* Saçınıza bant takın ve makyajınızı iyice temizleyin.</p>
<p>* Aynada korkutucu yüzler yaparak yüz kaslarınızı gevşetin.</p>
<p>* Bir tencerede su kaynatın ve yüzünüzü birkaç dakika bu suyun buharında tutun. İki dakika sıcak kompres uygulayın. Böylece gözenekler açılır, maske daha derine nüfuz eder.</p>
<p>* Maskeyi göz çevreniz hariç parmaklarınız veya pamukla uygulayın. Temizleme vakti gelinceye kadar yüzünüzü hareket ettirmeyin.</p>
<p>* Maskeyi alnından aşağıya doğru, göze hiç bir şeyin değmediğinden emin olarak çıkartın.</p>
<p>* Metal karıştırma kapları, metal kaşık veya metal spatula kullanmayın.</p>
<p>* Maskelerin, kullanımdan hemen önce hazırlanması en iyisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/maske-uygulamanin-puf-noktalari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kafein Zayıflatıyor</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/kafein-zayiflatiyor.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/kafein-zayiflatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 18:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Kafein önemi bir doğal ilaçtır]]></category>

		<category><![CDATA[Kafein Bağımlılığı]]></category>

		<category><![CDATA[Kafein selülit yapmaz]]></category>

		<category><![CDATA[Kafein Tüketimi]]></category>

		<category><![CDATA[Kafein Yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=810</guid>
		<description><![CDATA[
Erciyes üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Neriman İnanç, Cay, kahve ve ko!a gibi içecekler ile hergün alınan kafeinin kilo verme üzerine olumlu etki yaptığının bilimsel olarak kanıtlandığı söyledi. Kafeinin etkisine yönelik yapılan araştırmanın &#8216;Obesity Research&#8217; adiı dergide yayınlandığını ve bilim camiasında görüş birliğine varıldığını kaydeden inanç, bunun bazı kriterlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img534.imageshack.us/img534/9650/espressostilllife1.jpg" alt="kafein" /></p>
<p>Erciyes üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Neriman İnanç, Cay, kahve ve ko!a gibi içecekler ile hergün alınan kafeinin kilo verme üzerine olumlu etki yaptığının bilimsel olarak kanıtlandığı söyledi. Kafeinin etkisine yönelik yapılan araştırmanın &#8216;Obesity Research&#8217; adiı dergide yayınlandığını ve bilim camiasında görüş birliğine varıldığını kaydeden inanç, bunun bazı kriterlere ve dozlara bağlı olduğjnu belirtiyor.</p>
<p><strong>Metabolizmayı hızlandırıyor</strong></p>
<p>Kafeinin melabolik hız üzerinde etkili olduğunu ve vücutta yağ yakımını hızlandırdığını, bunun da kilo kaybına yol açtığım ifade eden İnanç, şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Kafein enerji harcanmasında artış sağlar, bu etkiyi şeker ve yağın daha çok yakımıyla oluşturur. Hayvanlarda, belirli miktarda verilen kafeinin ağırlık kaybına yol açtığı görülmüştür. Kafein yağ hücresini küçültmekte, tfrgliserit miktarını azaltmaktadır. Bir araştırmada, 76 şişman bireye 3 ay süreyle zayıflama diyeti ile düşük ve yüksek doz yeşil çay ve kafein birlikte (270 mg epıgallokateşingaliat + 150mg kafein) verilmişti&#8217;. Sonucunda yüksek kafein alanlarda vücut ağırlığı, yağ dokusu, bel çevresi ölçümlerinde daha fazla azalma olduğu saptanmıştır.&#8221; İnanç, günde 1.5 su bardağı şekersiz içilen kahvenin fiziksel aktıvi;e ile birlikte uygulanan zayıflama diyetlerinde destek olabileceğin ifade ediyor.</p>
<p><strong>Kafein selülit yapmaz</strong></p>
<p>Selülit kremleri ve gözaltı torbalanmaları için yapılan kremlerin içeriklerine bakarsanız, çoğunda kafein bulunduğunu görürsünüz. Uykumuz geldiğinde kahve bizi nasıl bir anda ayağa kaldırabiliyorsa, hücrelerimizde de benzer bir etkiye yol açar. Yani onları harekete geçirir. Kafein, dünya üzerindeki 60&#8242;dan fazla bitki türünün meyvesinde, tohumlarında ya da yapraklarında bulunur. En zengin kafein kaynağı kahvedir. Çayda, kahvenin ancak beste biri kadar kafein vardır. Kafeinin selülite neden olduğuyla ilgili teoriler son yıllarda çürütülmüştür. </p>
<p>Bunun sebebi ise kafeinin yağ yakıcı etkisinin oldukça güçlü olmasıdır Selülit tıbbı olarak hidrolipodıitrofi olarak adlandırılır ve cilt altı dokuları tutan bir hastalıktır.</p>
<p>Ayrıca metabolizmayı hızlandırıcı etkisi çok güçlü olduğundan bir bütün olarak bakıldığında aslında kafein, son yıllarda selülit yapıcı değil sanılanın aksine selülit tedavilerinde yararlanman bir madde haline gelmiştir. Bunun en açık örneği son 20 yıIdır selülit tedavisinde çok yaygın o arak kullanılan mezoterapi tedavisinin ilaç içeriğinin kafein ve kafein türev olmasıdır.</p>
<p><strong>Azı yarar,çoğu zarar</strong></p>
<p>Kafein önemi bir doğal ilaçtır ve tüm ilaçlar gibi de azı yarar, çoğu zarardır. Aşırı kafein tüketiminin uykusuzluk, mide rahatsızlığı, kan basıncında artış ve kemik yoğunluğunda azalmaya neden olcuğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Neriman İnanç, yaşlılar ve koroner kalp hastalarının bu konuda dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Erişkinlerde günlük kafein alımının üst sınır; 400 mg olarak saptanmıştır. Bu da 7 fincan Türk kahvesine denk gelmektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/kafein-zayiflatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eczacılar</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/eczacilar.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/eczacilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 11:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Eczacı Odası]]></category>

		<category><![CDATA[Eczacılık Mesleği]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Eczacıları Birliği]]></category>

		<category><![CDATA[İstanbul Eczacıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=807</guid>
		<description><![CDATA[
Sağlığınızı kaybetmişseniz ve geri dönülmez noktaya gelmişseniz dünyanın tüm sağlık otoriteleri bir araya gelse size faydası dokunamaz
Hemen yanı basınızda, kolayca ulaşabileceğiniz sağlık kaynağınız olan biz eczacılar, sizlere sağlık danışmanı olarak görev yapmak için ziyaretlerinizi bekliyoruz. Bunun için bizden randevu almanıza gerek yok, istediğiniz zaman uğrayabilirsiniz, kapımız sizlere her zaman açık, illa ki hasta olmanıza da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img517.imageshack.us/img517/8646/antikenespreyem5.jpg" alt="" /></p>
<p>Sağlığınızı kaybetmişseniz ve geri dönülmez noktaya gelmişseniz dünyanın tüm sağlık otoriteleri bir araya gelse size faydası dokunamaz</p>
<p>Hemen yanı basınızda, kolayca ulaşabileceğiniz sağlık kaynağınız olan biz eczacılar, sizlere sağlık danışmanı olarak görev yapmak için ziyaretlerinizi bekliyoruz. Bunun için bizden randevu almanıza gerek yok, istediğiniz zaman uğrayabilirsiniz, kapımız sizlere her zaman açık, illa ki hasta olmanıza da gerek yok, sağlığınızla ilgili merak ettiğiniz her konuda bize danışabilir, fikrimizi sorabilirsiniz. Bu bizim görevimiz.</p>
<p>Sağlığın korunması ve geliştirilmesi, bir bütün olarak cildin sağlığını ve görünümünü iyileştiren kozmofarmasötiklerin akılcı kullanımı, bitkisel ilaçlar, vitamin ve minerallerin doğru kullanımı konusunda en doğru bilgileri bizlerden alabilir ve kendinize uygun bir yol haritası hazırlayabilirsiniz. Özellikle sağlığın korunmasında kulaktan dolma bilgilerle &#8220;Bana bir sey olmaz&#8221; demeyin.</p>
<p><strong>&#8216;Arabanız mı? Canınız mı?&#8217;</strong></p>
<p>Elimizdeki en değerli hazinenin sağlık olduğu konusunda sanırım kimsenin itirazı yok. Şöyle bir düşünün; örnek olarak arabanız var, nasıl ihtimam gösteriyorsunuz, bakımını ihmal etmiyorsunuz, temiz tutmaya gayret gösteriyorsunuz, eksik nesi varsa bir an evvel tamamlıyorsunuz, size daha uzun süre hizmet etmesi için gerekeni yapıyorsunuz ve nihayetinde bu bir araç ama iyi çalışması için mutlaka ilgileniyorsunuz. Peki sağlığınıza ne kadar önem veriyorsunuz ve sağlığınızla ilgileniyorsunuz? Aracınız bozulmasın, sorun çıkarmasın diye gereken neyse yapılıyor ama konu sağlık olunca bekliyorsunuz.</p>
<p>Ama &#8220;hastalık söz konusu olduktan sonra gereken yerlere danışırız&#8221; düşüncesi günümüz dünyasında son derece yanlış bir yaklaşımdır. Hastalandıktan sonra hastane ve doktor ziyaretleri yapmak, tedavi süresince günlük bazı kısıtlamalara maruz kalmak, tekrar eski sağlığınıza kavuşmak, mevcut sağlığınızı korumaktan inanın çok daha zor. Gelin sağlığınızı korumak için neler yapabiliriz, hangi tıbbi ürünleri kullanırsanız beklentilerinizi karşılar, sağlığınızı korumak için doğru ürün seçimi nasıl olur, sağlıklı ve dinç bir yasam nasıl geçirebilirsiniz, gelin bunları sizlerle paylaşalım.</p>
<p><strong>Amaç; sağlığın korunması&#8230;</strong></p>
<p>Kıyaslamaya örnek olarak bir arabayı ele alalım. Çoğu zaman özellikle de erkekler için en degerli(!) varlığı olan ve çok yüksek paralar ödenen en güzel arabalar ne kadar iyi bakarsak bize o kadar fazla süre hizmet edecektir. Çok sorun çıkarırsa da uygun bir zamanda değiştirme şansımızın olduğu da malum, peki ya sağlığınız? Onu nereden alacaksınız, sağlıklı vücudunuzu hastalandıktan sonra neyle değiştirmeyi düşünüyorsunuz? </p>
<p>Artık devir değişti, sağlık bozulduktan sonra kapı kapı dolaşıp derman arama devri kapandı, bundan sonra amaç hasta olmamak, sağlığı korumak. Tabii ki gerek biz eczacılar gerekse doktorlarımız sağlık sorunlarında her zaman yanınızdayız ama sağlığınızı nasıl koruyabileceğiniz konusunda gelin, bizlere danışın, arkadaşınızın, komşunuzun, ünlü bir takım sanatçıların önerilerini yerine getirmeden önce bizlere bir uğrayın ve doğruları öğrenin.</p>
<p>Maalesef ülkemizde biraz denetim sorunu var, bunu inkar edemeyiz, herkes her şeye çare üretiyor, bir baksanıza, sabah kadın programlarında göbek ata ata, şakşaklar eşliğinde ben bunu kullanıyorum, nasıl kilo verdim, hadi sizde alın ya da reklam kuşaklarında bakıyorsunuz sağlık sektörüyle ilgisi olmayan kişiler, öyleymiş gibi görünerek, saç dökülmesine de çare oluyor, romatizmaya da çözüm buluyor, hatta kendinizi teslim edin bu sayın uzmanlara (!), sizi yeni bastan yaratsınlar daha iyi&#8230;</p>
<p>Mesleği avukatlık olan kalp damar hastalıkları konusunda, muhasebeci, aşçı, tüccar hatta tütün eksperi bile bitkisel tedavi konusunda her türlü yanlış bilgiyi (!) televizyon kanalları ile toplumumuza aktarıyor. Haklı olarak siz de nereden bileceksiniz kimin doğru konuşup, kimin kendi reklamı için ortalıkta boy gösterdiğini. İster istemez konunun uzmanı olmayan kişilerin söylediği, kulağa hoş gelen bazı cümleler, bir kısmınızın aklını geliyor ve işte yanlışlık bu noktada ortaya çıkıyor. Medyatik ama tıbbi bilgisi yeterli olmayan kişilerin, sağlığı ilgilendiren konularda konuşması, önerilerde bulunması, bu önerileri de dikkate alarak kimilerinin bu söylenenlere uyması, zaman zaman istenmeyen bazı tatsız haberleri de gündeme getiriyor. Halk sağlığını ilgilendiren konularda, konunun uzmanı mı çıkıp konuşmalı, yoksa az önce saydıklarımın anlatacakları size yeter mi? Bu kadar kolay mı? Bu işin içinde bir yanlışlık yok mu? İşte bu noktada, biz eczacılar size danışmanlık konusunda hizmete hazırız. Sağlığınızı ilgilendiren bir ürünü kullanmadan önce gelin bize danışın, ne doğrudur, ne değildir konuşalım.</p>
<p><strong>Saflık danışmanlığı uzmanlık ister&#8230;</strong></p>
<p>Neyse ki toplum bilincimiz giderek artıyor da, bu şarlatanlara prim verenlerin sayısı gün geçtikçe azalıyor. Az mı duyduk, olur olmaz zayıflama haplarını kullanıp ölenleri, saçım çıksın diye ne olduğu belli olmayan maddeleri kullanıp kel kalanları, cinsel sorunlarına çözüm diye benzin istasyonlarından aldıkları içinde ne olduğu belli olmayan kapsülleri yutup, hayatlarını benzin pompacısına emanet edenleri görmüyor muyuz?</p>
<p>21. yüzyılı yaşıyoruz, sağlık sorunlarınızı ya da sağlığınızı koruyucu bazı önlemleri aktarlarda mı bulacaksınız yoksa benzin istasyonlarında mı? TV deki star mı sizin sağlık danışmanınız yoksa Fatma abla ya da Ahmet abi mi? Biz eczacılara ya da doktorlarımıza gerek yok o zaman, boşa dirsek çürüttük desenize.. Lütfen biraz dikkatli olalım, cinsel sağlık sorunlarınızın çözümü benzin pompasının üstünde olamaz, sesi kulağa, görüntüsü göze hoş gelen sanatçılar kilolarınıza çözüm üretemez, üzerinde her beyaz önlük gördüğünüz kişiyi de hekim ya da eczacı sanmayın, bu kişileri sorgulayın, eğitimlerini öğrenin.</p>
<p><strong>Doğru ürünü nasıl tanımlayacağız?</strong></p>
<p>Sağlığınızı, en değerli hazinenizi bu kadar hor kullanmayın. Ülkemizin eczacılık fakülteleri, tıp fakülteleri her yıl sizlerin hizmetine yüzlerce pırıl pırıl eczacı ve doktoru sağlık danışmanı olarak mezun ediyor. Ülkemizin bir Sağlık Bakanlığı var. Bakın adı üzerinde, konu sağlık ise Sağlık Bakanlığı&#8217; nın onayladığı, uygun gördüğü gerek tedavi ürünü gerekse sağlık koruyuculan kullanmalısınız. Size bu konuda yardımcı olacak ilk basamak da tabii ki bizleriz yani size en yakın köşebaşındaki eczacınız!</p>
<p>Eczanelerimizde gördüğünüz ürünlerin hemen hemen tamamı ya Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ya da Sağlık Bakanlığı tarafından satış izni almış ürünlerdir. Bunlara ek olarak bir de CE sertifikalı ürünler vardır. Örnek olarak, çocuklarımıza güvenle içirdiğimiz, vitaminmineral takviyesi olan Nutrigen çocuk gelişim şurupları ya da saç dökülmelerine karşı iyi bir saç besini olan Revigen Tablet, gıda takviyesi olan ürünlerdir, koruyucu ve sağlık geliştirici olarak yıllardır önermekteyiz. </p>
<p>Bunun yanı sıra, kilo vermek istiyorum ya da cinsel sağlık problemlerim var dediğinizde, tedavi gerektiren bir sorununuz olduğu göz önüne alınarak Sağlık Bakanlığı onaylı ve ciddi yan etkisi olmadığı için reçetesiz satılmasına izin verilmiş tabletleri kullanmalısınız. Sakın ola, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin. Ne yapmanız gerektiğine gelin birlikte karar verelim, sağlığınızı biz eczacılara güvenle emanet edebilirsiniz. Bizler sizlere bir adım uzakta, sizlere yardım etmek için çalışıyoruz. Unutmayın sağlığınız en değerli varlığınızdır ve bizler sağlığınızın koruyucularıyız.</p>
<p>21. yüzyılı yaşıyoruz, sağlık sorunlarınızı ya da sağlığınızı koruyucu bazı önlemleri aktarlarda mı bulacaksınız yoksa benzin istasyonlarında mı? TV deki star mı sizin sağlık danışmanınız yoksa Fatma abla ya da Ahmet abi mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/eczacilar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Egzersiz kilo verdirmiyor!</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/egzersiz-kilo-verdirmiyor.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/egzersiz-kilo-verdirmiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 18:11:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[bitkisel kilo verme]]></category>

		<category><![CDATA[egzersiz yaparak kilo verme]]></category>

		<category><![CDATA[ideal kilo verme]]></category>

		<category><![CDATA[kilo verme egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[kilo verme zayıflama]]></category>

		<category><![CDATA[spor yaparak kilo verme]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflamak kilo vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=804</guid>
		<description><![CDATA[
Egzersizin sağlığımız için yararlı olduğu ancak kilo verdirmediği aksine kilo aldırdığı vurgulandı. Time dergisinin tam 6 sayfasını ayırdığı araştırmaya bir göz atalım&#8230;
Egzersizin kilo verdirdiğine yönelik yaygın inanış aslında oldukça yeni. Eskiden doktorlar fiziksel egzersizi belli bir yaşın üstündeki hastalarda oldukça sınırlandırırken, günümüzde doktorlar en yaşlı hastalarına bile spor yapmalarını önermekte. Düzenli egzersiz ve spor yapan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img12.imageshack.us/img12/291/kizlaregzersiz1.gif" alt="" /></p>
<p>Egzersizin sağlığımız için yararlı olduğu ancak kilo verdirmediği aksine kilo aldırdığı vurgulandı. Time dergisinin tam 6 sayfasını ayırdığı araştırmaya bir göz atalım&#8230;</p>
<p>Egzersizin kilo verdirdiğine yönelik yaygın inanış aslında oldukça yeni. Eskiden doktorlar fiziksel egzersizi belli bir yaşın üstündeki hastalarda oldukça sınırlandırırken, günümüzde doktorlar en yaşlı hastalarına bile spor yapmalarını önermekte. Düzenli egzersiz ve spor yapan kimselerin kalp hastalıkları başta olmak üzere kanser, şeker hastalığı gibi çeşitli hastalıklara yakalanma riskinin, spor yapmayanlara göre çok daha az olduğu görülmüş. </p>
<p>Birçoğumuz kilo vermenin irade isi olduğuna inanmaktayız. Spor ile kalori yakarken aynı zamanda boğazımıza da hakim olup az yemeği öğrenmemiz halinde de kilo verebileceğimizi düşünmekteyiz. Ancak doğa öyle düşünmemekte.</p>
<p>Doğa, hareketli insanı yemek yemeye teşvik ederken, hareketsiz insanı da az yemeğe teşvik eder. Dolayısıyla spor yaptığımız zaman vücudumuz, vücut kütle kaybını kompanse etmek için gıda alımını da otomatikman arttırıyor. Harvard Üniversitesi&#8217;nde Beslenme ve Fiziksel Egzersiz araştırmalarının başkanı Steven Gortmaker, günlük gıda alımını belirleyen en önemli parametrenin &#8216;enerji harcanımı&#8217; olduğunu söylüyor ve ekliyor:&#8217; Eğer fiziksel olarak aktifseniz, daha çok acıkırsınız ve daha çok yersiniz&#8217;. Louisiana Üniversitesi&#8217;nden Dr.Timothy Church, bu acıkma etkisinin yanı sıra işin bir de psikolojik boyutu olduğunu da ekliyor: &#8216;İnsanlar, spor salonundan çıkar çıkmaz soluğu bir cafede alıp kendilerini ödüllendirmek için turta yiyorlar. Egzersizle 200-300 kalori harcadıktan sonra yarım turtayla bunu nötralize ediyorlar.&#8217;</p>
<p>Uzmanlar vücut yağ kas ilişkisinin de yanlış anlaşıldığını söylüyorlar. Columbia Üniversitesi akademisyenlerinin 2001 de Obesity Research dergisinde yayınlanan araştırmasına göre dinlenme halindeki 1 kilogram kas günde ortalama 3 kalori yakarken, 1 kilogram yağ ise 1 kalori yakmaktadır.<br />
Örneğin 5 kg&#8217;lık yağı 5 kg kasa çevirdiğiniz takdirde (ki bu hiç de kolay değildir.) Sizin fazladan alabileceğiniz enerji miktarı sadece 40 kaloridir ki 40 kalori sadece 1 çay kaşığı tereyağa eşdeğerdir. </p>
<p>Temelde insanoğlu günlük hayat aktivitelerini gerçekleştirmek için kullandığı enerjinin dışında fazladan kalori harcamak için yaratılmış bir tür değildir. Çünkü insan vücudu, ister yiyecek bulmanın zor olduğu eski çağlarda olsun, ister kalorili besinlerin bol ve ucuz olduğu günümüzde olsun, iki durumda da, enerji alımını yani gıda almayı kestiği zaman &#8216;kıtlık&#8217; sinyali vererek metabolizmayı yavaşlatıyor ve enerjiyi depolamaya başlıyor. Uzun dönemli katı diyetlerde bir süre sonra kilo kaybının durmasının nedeni işte budur. Aynı şekilde insan vücudu enerji harcamaya yani kilo vermeye başladığında metabolizma hızlanıyor ve iştah da artıyor.</p>
<p>Sonuç olarak insanlarda temelde &#8216;açlıktan ölmeyi engellemek&#8217; için doğal bir koruma mekanizması mevcuttur. Ancak kemirgenler için durum farklıdır. Çünkü kemirgenlerin fazla kalorileri yakmaya yönelik kapasiteleri diğer türlere göre çok daha fazladır. Bunun sebebi ise vücutlarında bulunan &#8216;kahverengi yağ dokusu&#8217; denilen yapıdır. Kahverengi yağ dokusu hücrelerinde bulunan ve hücrenin enerji organeli olan mitokondriler gıdalardan aldığımız enerjileri ısı olarak dışarı atar ve ısının yükselmesiyle kaloriler zahmetsiz bir şekilde yakılır. </p>
<p>Kemirgenlerdeki bu kahverengi yağ dokusunun fazla olması, onların obez olmamalarını sağlar. Ancak &#8216;kahverengi yağ dokusu &#8216;dediğimiz yapı insanlarda çok daha azdır. Bu nedenle aldığımız kaloriler &#8216;beyaz yağ dokusu&#8217; olarak vücudumuzda özellikle göbek, bel, kalça ve basen gibi bölgelerde depolanır. (Obezitenin sonunu getirecek keşif: Kahverengi yağ dokusu yazımızı mutlaka okuyun).</p>
<p><strong>Egzersizin nasıl yapıldığı önemli</strong></p>
<p>Peki, doğa bizi egzersizle kilo verdirmeye programlamadıysa öyleyse spor yapmayalım mı? Elbette hayır. Fiziksel egzersiz, bizi kalp damar hastalıkları başta olmak üzere bir sürü hastalıktan korumanın yanı sıra zihinsel sağlığımızı ve algılama fonksiyonlarımızı da iyileştirir. Nöroloji dergisinin haziran sayısında yer alan bir çalışma, haftada bir egzersiz yapan ileri yaştaki kimselerin yapmayanlara kıyasla hafıza ve algılama fonksiyonlarının %30 daha iyi olduğunu göstermiştir. </p>
<p>Yine çok yakın zamanda University of Alberta tarafından yapılan bir araştırmada sırt ağrısı olan ve haftada 4 gün egzersiz yapan hastaların haftada sadece 1 gün yapanlara oranla hareket kabiliyetlerinin %36 daha yüksek olduğu görülmüştür. Fiziksel egzersizin yoğunluğu da bir başka tartışma konusu. Uzmanlar, haftalık yoğun ve yorucu spor aktivitelerine katılan çocukların; koşmak, bisiklete binmek, top oynamak, tırmanmak gibi normal fiziksel aktiviteleri yapan çocuklardan daha sağlıklı ve fit olmadıklarını söylüyorlar. İnsanları yoğun fiziksel aktivitelere itip, yorulmalarına ve acıkmalarına neden olmak aslında bir nebze obeziteye davet.</p>
<p>Bazı uzmanlara göre fast-food restoranlarında çocuklar için oyun parklarının koyulması da bu nedenden ötürü oldukça sakıncalı. Koşan, oynayan çocuğun karnı acıkıyor ve hemen yanı başındaki hamburger ve patates kızartmalarına saldırıyor. Dolayısıyla kaş yapayım derken göz çıkarmış oluyorsunuz.</p>
<p>Sonuç olarak problem aslında tek başına &#8216;egzersiz&#8217; değil, nasıl egzersiz yaptığımız. Günümüzde obezite araştırmaları yapan çoğu uzman, sık ama düşük tempolu fiziksel egzersizin, spor salonlarında terdökmekten çok daha faydalı olduğu konusunda birleşiyor. Konu kilo vermek olduğunda ise, yaptığımız egzersiz kadar aldığımız gıda da bir o kadar önemli. Metabolizmamızın dışarıdan gelen güçlü uyarılara vücudu korumak adına zıt tepki verdiğini unutmamalı ve yemek yerken de spor yaparken de aşırıya kaçmamamız gerektiğini unutmamalıyız. Hiç şüphesiz yoğun ve yorucu fiziksel egzersiz size kilo verdirmediği gibi aksine kilo almanıza neden olur. Egzersizi kilo vermek için değil, hastalıklardan korunmak ve daha sağlıklı olmak için yapmalısınız. Gelecek sayımızda kilo almamızın bir numaralı sorumlusu &#8216;iştah&#8217; denilen canavarın nasıl dizginlenebileceği konusunu ele alacağız.</p>
<p><strong>Kahverengi yağ dokusu</strong></p>
<p>Yağ dokusu denince hepimizin aklına vücudumuzda bel, karın ve basenlerde biriken ve kurtulmak için bin bir çaba harcadığımız yapılar gelir. Herhalde biri size çıkıp da bir yağ dokusunun yağ yaktığını söylese çok şaşırırdınız. Oysa bu gerçek! Kahverengi yağ dokusu dediğimiz bu yapı vücudumuzda çok daha fazla bulunan &#8220;beyaz&#8221; yağ dokusundan farklıdır. </p>
<p>Kahverengi yağ dokusu esas olarak vücutta ısı üretiminden sorumludur ve alınan enerjinin büyük bir bölümünü ısıya çevirerek vücudun sıcak tutulmasını sağlar. Termogenez dediğimiz bu olay, özellikle kış uykusuna yatan hayvanların, küçük vücutlu memelilerin, bebeklerin, kısacası yaşam döngülerinde ısı dengesi önemli olan canlıların vücutlarında daha fazla miktarda bulunuyor. İnsandaysa, bu şekilde doğayla baş başa, çetin ısı farklarıyla mücadele etme koşulu olmadığından, kahverengi yağ dokusu da çok az bulunuyor ve yaş ilerledikçe kayboluyor.</p>
<p>Yakın zamana kadar bilim adamları büyüme sırasında kahverengi yağ dokusunun giderek azaldığını ve yetişkinlerde yeterli miktarda kahverengi yağ dokusu bulunmadığını düşünüyorlardı. Ancak sonuçlan ünlü tıp dergisi New England Journal of Medicine&#8217;de yayımlanan üç araştırma, yetişkin erkek ve kadınların yarısından fazlasında, uyarıldığında önemli miktarda beyaz yağ dokusunun kullanılarak azalmasına yol açacak kadar kahverengi yağ dokusu bulunduğunu gösterdi. Bu üç çalışmanın da ortak noktası, insan vücudunda enerji sarfını artıracak doğal bir mekanizmanın var olduğuydu.</p>
<p><strong>Kahverengi yağdokusu nasıl aktif hale getirilebilir?</strong></p>
<p>Şimdiye kadar üretilen zayıflama ilaçlarının hepsi enerji alımını kısıtlamaya yönelik, hiçbiri enerji sarfını artırıcı değildir. Son yıllarda obezitenin önlenmesine yönelik araştırmalar hep kahverengi yağ dokusunu aktif hale getirerek enerji sarfiyatını arttıracak maddeler üzerinedir, özellikle yeşil çay ve kafeinle ilgili yapılan çok sayıda araştırmada bu iki doğal maddenin birlikte kullanılmasının kahverengi yağ dokusunu harekete geçirdiği ve enerjinin ısı şeklinde dışarı atılarak kilo kaybını sağladığı görülmüştür. Sağlık Bakanlığı onaylı yan etkisiz ve güvenilir Activin T tableti içerisindeki yeşil çay ekstresi (90 mg epigallokateşingallat) ve kola çekirdeği ekstresi (50 mg kafein) termojenik özellikleri nedeniyle hafif bir diyetle birlikte uygulandığında yağı ısıya çevirerek zahmetsizce fazla kilolardan kurtulmanızı sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/egzersiz-kilo-verdirmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Balkonumuzdaki Tehlike</title>
		<link>http://www.yasamsaglik.org/balkonumuzdaki-tehlike.html</link>
		<comments>http://www.yasamsaglik.org/balkonumuzdaki-tehlike.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 14:08:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Greenpeace Uyardı]]></category>

		<category><![CDATA[Hava kirliliği her yeri kirletiyor]]></category>

		<category><![CDATA[Hormonlu gıdalar]]></category>

		<category><![CDATA[Organik ürünler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamsaglik.org/?p=802</guid>
		<description><![CDATA[
Hormonlu gıdalar, sebze meyvelerdeki tarımsal ilaç kalıntı lan ve son olarak seneliği deriştirilmiş Frankeştayn ürünler tüm dünyayı sağlıklı ve güvenilir beslenme seçeneği arayışına itti. Sonucunda da daha sağlıklı olduğu önyargısıyla kıymeti kendinden menkul organik gıda sektörü gelişti.
Organik ürünlerin pahalı olması ve gerçekten organik üretim sertifikasyonuna sahip olup olmadıkları tam olarak bilinemediği için, arka bahçesi veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img203.imageshack.us/img203/6398/arkabahce.jpg" alt="arka bahçe" /></p>
<p>Hormonlu gıdalar, sebze meyvelerdeki tarımsal ilaç kalıntı lan ve son olarak seneliği deriştirilmiş Frankeştayn ürünler tüm dünyayı sağlıklı ve güvenilir beslenme seçeneği arayışına itti. Sonucunda da daha sağlıklı olduğu önyargısıyla kıymeti kendinden menkul organik gıda sektörü gelişti.</p>
<p>Organik ürünlerin pahalı olması ve gerçekten organik üretim sertifikasyonuna sahip olup olmadıkları tam olarak bilinemediği için, arka bahçesi veya balkonu uygun bazı kişiler, doğal ürün ihtiyaçlarını kendileri bu uygun ortamlarda yetiştirmek istediler. Tüm dünyada her sosyoekonomik sınıfı cezbeden bu fikir, Avustralya&#8217;dan Amerika&#8217;ya kadar uzandı. Hatta Michelle Obama&#8217;nın Beyaz 5aray&#8217;a taşınır taşınmaz bir bahçe kurulmasını istemesi ve ülkemizde de kimi medyatiklerin kendi sebzelerini yetiştirmeye başladığı haberleri basında bolca yer buldu.</p>
<p>Durum sandığınızdan çok daha tehlikeli olabiliri Geçtiğimiz yıl pek çok çalışma ve sağlık kuruluşu, evde yetişen sebzelerdeki çevresel atıklar ile kirlenme riski konusunda insanları uyardı, özellikle, toprağın o bölgede bulunan endüstriyel faaliyetler, gübreler, tarımsal ilaçlar ve hatta atmosferdeki ağır metal varlığı sonucu ile kirlenebileceğini, bunun da sebzelerin yapısına geçerek insan sağlığını tehdit edebileceği vurgulandı. </p>
<p>Sizin masum bahçeniz, balkonunuz, kurşunlu boya artıklarından tutunda egzoz gazları, petrol, ev ve sanayi atıkları ile kirlenirken, özellikle arsenik, kadmiyum ve kurşun gibi çok toksik ağır metaller bahçe ve balkonunuzda birikebilir ve yıllarca topraktaki varlıklarını sürdürebilirler. Bu ağır metaller, biyolojik olarak çözünmezler, bahçe sebzelerinin yapısına geçerler ve insanların yaşamsal organlarında birikerek özellikle çocuklarda toksik etki oluştururlar.</p>
<p>Ayrıca, tarımsal ilaçların ve kimyasal gübrelerin uzun yıllardır yoğun ve bilinçsiz kullanımı toprağın kirlenmesinin de çok yaygın bir nedenidir. Bunların bazılarının kanserojen olduğu kanıtlanmış ve kullanımlarına ciddi sınırlamalar getirilmiştir. Bitkinin, toprakta kalan tarımsal ilacı bünyesine alması ve bu bitkilerin insan gıdası veya hayvan yemi olarak kullanılması sonucunda bu kimyasallar insanların besin zincirlerine girerler.</p>
<p><strong>Hava kirliliği her yeri kirletiyor</strong></p>
<p>Hala toprağınızın temiz olduğundan çok eminseniz ve balkonunuza çok güveniyorsanız, en yaygın kirlilik nedenini göz ardı ediyorsunuz demektir. Arabalar! !! Bir araba yılda 1 kg kurşunu atmosfere yayar. Bunun büyük bir kısmını biz canlılar solusak da, geriye kalanı rüzgârlar ile taşınır, yağmurlarla yere iner ve toprağımızı kirletir. Ayrıca, çeşitli endüstri faaliyetlerinden rüzgârla taşınan kurşun ve kadmiyum gibi ağır metaller sebzelerin yüzeylerinde birikip, yapısına girerek toksik etki yaratabilirler.</p>
<p>Yukarıda bahsettiğimiz çalışmalarda, bu ağır metallerin ve kimyasalların özellikle köklü ve yapraklı sebzelerde birikim gösterdiği vurgulanıp, yüzeysel birikimin dikkat edilmesi gereken ciddi bir tehlike kaynağı olduğu önemle ifade edilmektedir. Bu ağır metaller insana nasıl zarar verir: Kurşun, özellikle çocuklarda kemik dokusunu, kan hücrelerini ve sinir sistemini etkileyerek hafıza zayıflığına, öğrenme güçlüğüne, böbrek hastalıklarına neden olmaktadır. Arseniğin, solunmasıyla akciğer kanseri, diyet yoluyla alınması ise deri, karaciğer, böbrek ve mesane kanserine yol açtığı gösterilmiştir. Kadmiyumu, kalpdamar ve iskelet sistemi üzerine etkileri vardır, yavaş ve geri dönüşümsüz karaciğer ve böbrek hasarı yapar, büyüme geriliği ve üreme bozukluklarına yol açar.</p>
<p><strong>Greenpeace Uyardı</strong></p>
<p>Greenpeace, yıllardır yiyeceklerin güvenirliği, toksik içerikleri ve genetik değişiklikleri konusunda testler yaparak kamuyu bu test sonuçlarıyla bilgilendirir. 2005&#8242;de Almanya, Avusturya ve İsviçre&#8217;de yapılan çalışma sonucunda, marketlerden toplanan 658 örneğin %57&#8217;sinin tarımsal ilaç kalıntısı içererek Maksimum Kalıntı Düzeyi yüzdesini (MRLs) geçtiği açıklanmıştır. Almanya&#8217;da Ulusal Organik Yiyecek Federasyonu&#8217;nun (BNN) yaptığı başka bir çalışmaya göre ise, standart biberlerin %34&#8242;ünün, organik olanların ise %11&#8242;inin MRLs&#8217;i geçtiği bildirilmiştir.</p>
<p>Greenpeace&#8217;in bu raporundaki en ilginç noktalardan bir tanesi ise, Avrupa Birliği&#8217;nin tarım ilacı kullanımı politikasının sorgulanması gerektiği, çünkü bu sınırlamalar altında bile bir kilogram taze meyve veya sebze suyunun bir kilogram içme suyunun içereceğinin 100.000 katı kadar tarım ilaç kimyasalları içerebileceği söyleniyor. Ya da ebeveynlerin, marketten aldıkları ürünlerle püre yaparak bebeklerinin piyasadaki bebek mamalarından 1000 kat fazla tarım ilacı kalıntısı almalarına sebep olacakları sonucuna varılıyor.</p>
<p>Sonuçta sıfır kimyasal kirliliği olan hiçbir besin yoktur. En saf ve temiz olarak bilinen anne sütü bile 100&#8242;ün üzerinde kimyasal kirlilik taşıyabiliyor. Güvenilir besinlerle gerçekleştirilen yeterli ve dengeli beslenme sağlığın temelini oluşturmalıdır. Ancak eldeki sonuçlar ister balkonumuzda yetiştirelim, isterse çarşı-pazardan alalım sebze ve meyveler ile bu toksik bileşenlere gün geçtikçe daha fazla maruz kalacağımızı göstermektedir. Bu durum gelişmekte olan çocuklar için çok daha önemlidir. Bu nedenle, gıdaların fonksiyonel bileşenleri ile güçlendirilmiş ve çocuğun yapısına, çevresel ortamına ve gıda rejimine göre farklılaştırılmış çocuk gelişim şuruplarının kullanılması gerekmektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamsaglik.org/balkonumuzdaki-tehlike.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
