
Evde, okulda, iş yerinde, kısacası hayalımızın her alanında ortaya çıkan fiziksel ya da psikolojik şiddet, bireylerin yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Şiddet sonrasında ruhsal birtakım soranlarla karsı karşıya kalan bireyler, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde şiddet gösteren birer birey haline gelebiliyorlar. Uzmanlar, insanların yaşamın her alanında bir kez de olsa şiddete maruz kaldığını anımsatarak, şiddetin altında birçok farklı neden yattığını belirtiyorlar.
Türkiye Sosyolon Demetti Başkanı Prof. Dr Birsen Gökçe, eğitim kurumlarının yönlendirmesi ile medya organlarının da şiddeti kışkırttığını öne sürerek Cumhuriyet devriminin getirdiği bilimsel yaklaşımın çağdaşlık ilkelerinin yeterince içselleşmediğini söyledi. Gökçe, demokrasinin hâlâ bir çoğunluk dayatması olarak algılanması nedeniyle toplumda kutuplaşmalar yaşandığını, bunun da şiddet potansiyelini depolayan bir baraj oluşturduğunu ifade ederek “Bu barajın çatırdamasıyla çok zor günler yaşanacak” diye konuştu.
insanların yaşamlarının her noktasında manevi şiddete maruz kaldığını, bunun nedeninin ise siyasi kuramların ve partilerin kutuplaşması olduğunu vurgulayan Gökçe. “Toplumdaki başörtülü olanla başörtüsüz olan İnsan birbirine bakışlarıyla manevi bir baskı uygulayabiliyor. Böylece ayrımcılık tetikleniyor” dedi.
Şiddeti önlemek İçin halka ulaşmanın önemli olduğunu dile getiren Gökçe, bunun toplumsal ve siyasi uzlaşma ile mümkün olduğunu kaydetti. Milli Savunma Bakam Vecdi Gönül’ün bakanlara silah hediye etmesi davranışını da eleştiren Gökçe. “Topluma örnek olan insanların bu davranışları yanlıştır. Bunu doğru bulanlar da ileride şiddet olayları olduğunda eleştirme hakkını sahip değiller” açıklamalarını yaptı. Model alınan tip önemli Psikolog Tanser Yılmaz, şiddet olaylarının temelinde birçok faktörün bulunduğunu, tek bu nedene bağlamanın yanlış olduğunu vurgulayarak, kişinin kendine model olarak aldığı tipin de önemli olduğunu söyledi.
Yılmaz, “Filmlerdeki karakterler, İnternetteki oyunlar gibi birçok faktördeki şiddet unsurları bireyleri önemli ölçüde etkiler” dedi Yılmaz, basın yayın organlarındaki şiddet haberleri, ekonomik problemler, işsizlik gibi birçok faktörün şiddete yol açabileceğini vurgulayarak özellikle medyada yer alan Ögelcnn şiddet içerikli olmamasına özen gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
Psikolog Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu ise son zamanlarda maçlarda yaşanan Şiddet olaylarım değerlendirdi. Son olarak geçen haftalarda Trabzonspor-Sivasspor maçında sahaya inen ve futbolculara yapılan saldırı ile ilgili olarak Degirmencıoglu, Türkiye futbolunda son 5 yılda şiddetin artış gösterdiğine dikkat çekti.
Futbolda da şiddetin artacağını gözlemlediğini belirten Degirmencioglu, şöyle devam etti: “Ülkede bu denli artan şiddetin tribünlere yansımaması mümkün değİl ancak tribün olaylarını Önlememiz mümkündür. Maçlarda yaşanan şiddet olaylırı sonrasında yetkililerin verdiği cezaların yetersiz olduğunu görüyoruz. Maçlardaki şiddetin önüne geçilebilmesi için stattaki merdivenler boş tutulmalı, koltuk numarası olmayan izleyici stada alınmamalı, olay çıkaran futbolculara daha ağır cezalar verilmelidir.


